21-Usul İşlemleri

USUL İŞLEMLERİ

                      Mahkeme tarafında yapılan usul işlemlerine, mahkeme usul işlemleri taraflar tarafında yapılan usul işlemlerine taraf usul işlemleri denir. Mahkemenin yaptığı usul işlemleri tarafların yaptığı usul işlemlerinden farklı hükümlere tabidir. Usul işlemlerinin belirli şekilde ve süreler içerisinde yapılması gerekir.

Taraf Usul İşlemleri

                      Davanın açılmasından hükmün kesinleşmesine kadar olan süre içerisinde yargılamanın ilerlemesi amacıyla tarafların aralarında ya da taraflar ile mahkeme arasında yapılacak işlemler taraf usul işlemleridir. Taraf işlemlerinin en önemli unsuru davaya etkili olmasıdır. Davanın çözümüne yardımcı olmak koşuluyla dava açılmadan önce yapılan işlemler de taraf usul işlemi sayılır. Taraf usul işlemlerinin bir kısmı olumlu bir kısmı ise olumsuz işlemlerdir. Örneğin duruşmaya gelmemek, davayı takip etmeyeceğini belirtmesi ya da kanun yoluna başvurulmaması olumsuz işlemlerdendir.

Taraf Usul İşlemlerinin Özellikleri

                      Taraf usul işlemleri, özel hukuk anlamında hukuki işlemler değildir. Bu nedenle taraf usul işlemleri ancak dava ilişkisi içinde hukuki sonuç doğurur. Dava içinde geçerli olur. Dava dışında bu işlemlerin etkisi olmaz. Davanın açılması bir usul işlemidir. Çünkü yargılamayı başlatmakta ve yargılamanın esasını belirlemektedir. Bir işlemin usul işlemi sayılması için usul etkisinin birinci derecede olması gerekir.

                      Taraf usul işlemleri, usul işlemleri sayılmakta şekli, içeriği ve hükümleri bakımından usul kurallarına tabi olmaktadır. Ancak bazı usul işlemleri olan feragat, kabul ve sulh hem maddi hukuk hem de usul hukuku bakımından sonuç doğurur.

                      Usul işlemlerinin geçerliliği, bu işlemi yapan tarafın taraf ve dava ehliyetine sahip olmasını gerektirmektedir. Bunun yanında tarafların dava takip yetkisinin varlığı da gereklidir. Taraf usul işlemleri sözü olarak yapılırsa mahkeme bunu tutanağa geçirir, bunun dışında dilekçe ile karşı tarafa tebliği söz konusu olur. Bazı usul işlemleri özel olarak belirlenen şekilde yapılmalıdır. Örneğin dava dilekçesinde bulunması gereken hususlar kanunda tek tek belirtilmiştir.

                      Usul işlemleri, medeni hukuk hükümlerine tabi olmadığından irade fesadı sebebiyle iptal olunamaz. Usul işlemleri maddi hatadan kaynaklandığı hallerde geçersiz sayılmaları mümkündür. Hem maddi hukuk hem de usul hukuku karakteri taşıyan feragat, kabul, sulh gibi usul işlemleri de bu söylediklerimize istisna teşkil eder ve bunlar medeni hukuka ilişkin sebeplerden iptal edilebilirler. 

                      Usul işlemleri şarta bağlanamaz. Ancak davacı davasını birden fazla sebebe dayandırarak mütelahik dava veya vakıalar aynı kalarak terditli dava olarak açabilir. Böylelikle bir usul işlemi diğer bir usul işleminin başarılı ya da başarısız olması şartın bağlanış olur.

                      Taraf işlemleri genellikle tek taraflı işlemlerdir. Bunun istisnası usul sözleşmeleridir.

Taraf Usul İşlemlerinin çeşitleri

                      Taraf usul işlemlerini ilk olarak tek taraflı ve iki taraflı usul işlemleri olarak ikiye ayırmak mümkündür. Ki yanlı usul işlemlerine usul sözleşmeleri de denir. Yetki sözleşmesi ve tahkim sözleşmesi usul sözleşmelerine örnek gösterilebilir. Usul sözleşmeleri, gerçek usul sözleşmeleri,(yetki sözleşmeleri-kanun yolundan feragat) usul hukukuna ilişkin yan etkisi bulunan maddi hukuka ilişkin sözleşmeler (ifa yerinin belirtilmiş olması halinde bu ifa yerinin yetkili mahkemenin seçimini de etkilemesi) ve karma sözleşmeler (tahkim sözleşmeleri – hakem bilirkişi sözleşmeleri – sulh sözleşmeleri) olarak üçe ayrılır. Karma sözleşmeler hem usul hukuku hem de maddi hukuk etkisi gösterir. Usul hukukunda irade özgürlüğü ilkesi egemen olmadığından taraflar yargılama usulünü değiştiremezler. Usul sözleşmeleri dışında kalan taraf işlemlerine ise tek taraflı usul işlemleri denir.

Usul İşlemlerinde Şekle Uyma Zorunluluğu ve Sonuçları

                      Usul işlemlerinin bazıları yazılı (hâkimin reddi, davaya müdahale, davaya cevap, tanık listesi verilmesi, ihtiyati tedbir, delil tespiti gibi) bazıları da yazılı ya da sözlü olarak yapılabilir. (ıslah, feragat ve kabul, ikrar gibi)    Medeni hukukta şeklin amacı tarafları düşünmeye sevk etmek, bu yolla daha sağlıklı işlem yapılmasını sağlamak ve ispat kolaylığı iken usul hukukunda şeklin amacı ise yargılamanın güvenliği ve emin yürütülmesidir.

                      Usul hukukunda şekle aykırılık kamu düzeni amacıyla getirilmiş bir hükme aykırılık biçiminde ise, bu işlemin batıl sayılması gerekir. Taraflara yargılama esnasında farklı imkan tanınması, davanın gereksiz yere uzatılması ve hakkın kötü niyetle kullanılması gibi durumlar kamu düzenindendir. Bu sebeple ıslah, tanık listesi verilmesi gibi huşuların bir kez yapılması hakkın kötüye kullanılmasını engellemek ve düşüncesiyle düzenlenmiş olup bunlar kamu düzenindendir.

                      Eğer bir işlem kamu düzenine aykırı bu işlem mahkeme tarafından kendiliğinden dikkate alınır. Kamu düzeninden olan hatalı işlemin düzeltilmesi mümkün değildir.

                      Ancak kamu düzenine ilişkin olmayan işlemlerin doğrusunun yapılması ile veya geçmişe etkili şekilde icazet verilmesiyle ya da itiraz etme hakkının kullanılmamasıyla söz konusu olur.

                      Usul işlemlerindeki eksiklik giderilebilir ya da düzeltilebilir nitelikte ise bu işlemlerdeki eksiklik diğer tarafça ileri sürüldüğünde, işlem iptal edilmez, sadece işlemdeki eksiklik giderilir veya düzetilir. İki tarafın ya da hâkimin açıkça olan hesap hataları her zaman düzeltilebilir. Yine dava dilekçesindeki imza eksikliği de hâkim tarafında tamamlatılabilir. 

Mahkeme Usul İşlemleri

                      Davanın yürütülmesi ve sonuçlandırılması için hâkim tarafında yapılan işlemler ve verilen kararlardır. Örneğin, duruşma gününün belirlenmesi, tarafların duruşmaya çağrılması, keşif gününün belirlenmesi, ara kararlar ve hükümlerdir. Mahkemenin usul işlemleri üç grupta incelenebilir.

                      – Yargılamanın iç işleyişi

                      – Yargılamanın dış işleyişi

                      – Mahkemenin verdiği kararlar

                      Mahkemenin disiplinini sağlamak görevi hâkime aittir. Hâkim duruşma düzenini bozan kişileri bunu yapmaktan men eder ve gerekirse duruşma salonundan çıkartır. Bu hüküm avukatlar hakkında uygulanmaz. Bir kimse ihtara rağmen mahkemenin huzurunu bozar veya mahkeme huzurunda uygun olmayan bir söz söylemeye veya davranışta bulunmaya devam ederse derhal yakalanır hakkında dört güne kadar disiplin hapsi uygulanır.  Bu hüküm de avukatlar hakkında uygulanmaz.

                      Mahkemenin düzenini bozan eylem veya mahkeme huzurunda söylenen uygun olmayan söz veya davranış, ayrıca bir suç oluşturuyorsa bu durum tutanakla Cumhuriyet Savcılığına gönderilir ve kişinin tutuklanması sağlanır.

                      Mahkeme kararların, süre verilmesine ilişkin kararların veya davetiyelerin taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesini sağlar. Bu tebliğlerin Tebligat Kanununa göre yapılması gerekir.

                      Hâkimin dava sırasında veya dava sonunda verdiği kararlar en önemli usul işlemleridir. Hâkimin davadan el çekmeden verdiği ve davanın devamına yarayan kararları ara kararlardır. Kural olarak ara karardan dönülemez. Ancak hâkim arar kararından dönmek zorunda kalırsa bunun gerekçesini kısa da olsa ortaya koyması gerekir.

                      Hakimin davadan el çekmesini gerektiren davayı sonuçlandıran kararları ise nihai kararlardır. Bunlar usule ilişkin nihai kararlar ile esasa ilişkin nihai kararlardır. (hükümlerdir)

Medeni Usul Hukuku Bazı Ders Özetleri

Medeni Usul Hukukunun Diğer Ders Özetleri İçin Tıklayınız.

Youtube Kanalıma Abone olur musunuz? Kanalımda Hukuk Ders İçerikleri yanı sıra çeşitli konularda sohbetler paylaşıyorum arkadaşlarım arasına Abone olarak katılır mısın?

2 thoughts on “21-Usul İşlemleri

Sizin bu konudaki yorumunuz nedir?

%d blogcu bunu beğendi: