Miras Sözleşmesi Nedir?

2- MİRAS SÖZLEŞMESİ

Miras sözleşmesi, kanun koyucunun öngördüğü ikinci ölüme bağlı tasarruf türüdür. Bunun hukuki niteliği, adından da anlaşılacağı üzere sözleşmedir. Sözleşme olduğu için, vasiyetname gibi tek taraflı bir tasarruf değildir, iki taraflı bir tasarruftur. Ehliyete ilişkin olarak kanun koyucu m.503’te bir düzenleme getirmiştir;
II.Miras sözleşmesinde
Madde 503- Miras sözleşmesi yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve ergin olmak, kısıtlı bulunmamak gerekir.
            Yani tam fiil ehliyetine sahip olma koşullarına atıfta bulunmaktadır.
Miras sözleşmesinin şekli m.545’te belirtilmiştir.
B.Miras sözleşmesi
I.Şekli
Madde 545- Miras sözleşmesinin geçerli olması için resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekir.

Sözleşmenin tarafları, arzularını resmî memura aynı zamanda bildirirler ve düzenlenen sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalarlar.
Resmi vasiyetname şekillerine atıfta bulunduğu için resmi vasiyetnamede anlattığımız prosedürün safha safha gerçekleşmesi gerekmektedir. Şöyle bir farkı vardır; resmi vasiyetnamede tek bir kişi arzularını bildirmekte iken burada sözleşme olduğu için iki tarafın birden arzularını bildirmeleri ve iki tarafın da “Okuduk, son arzularımıza uygundur” demeleri gerekir ki şartlar gerçekleşsin. Miras sözleşmesinin türlerine gelelim.             Bir sözleşmeye miras sözleşmesi dememiz için ölüme bağlı tasarrufta bulunulması gerekiyor. Ölüme bağlı tasarruf olduğu için taraflardan en az birinin ölüme bağlı tasarrufta bulunması gerekir. Taraflardan ikisinin de ölüme bağlı tasarrufta bulunması mümkündür ancak şart değildir. Bu nedenle de türleri incelerken bir taraflı ve iki taraflı şeklinde bir sınıflandırma yapılabilir. Tabi burada tek taraflı-iki taraflı derken kastettiğimiz taraflardan birinin veya ikisinin ölüme bağlı tasarrufta bulunmasıdır.
  • Bir taraflı miras sözleşmesi; taraflardan birinin ölüme bağlı tasarrufta bulunması; iki taraflı miras sözleşmesi ise tarafların ikisinin de ölüme bağlı tasarrufta bulunmasıdır.
  • Olumlu-olumsuz olarak miras sözleşmelerinin ayrılması mümkündür.
Mesela benim iki çocuğum var, çocuklarımdan birinin mali olarak durumu iyi, kendisini hayat boyu idare edebileceğini düşünüyorum. Diğerinin durumu öyle değil. Zaten az olan malvarlığımı sadece bu çocuğuma bırakmak istiyorum. Bunu vasiyetname ile yapabilirim. Ancak buradaki tehlike, diğer çocuğumun dava açarak hakkını aramasıdır. Bu tehlikeyi bertaraf etmek için şunu yapabilirim; miras bırakmak istemediğim çocuğumu bir sözleşme yani bir miras sözleşmesi yapmaya ikna eder ve notere götürürüm. Resmi vasiyetnamedeki gibi karşı karşıya geçeriz. Noterin önünde çocuğumun beyanı şu olacaktır; “Annemden gelen miras hakkımdan feragat etmeyi kabul ediyorum.” İki taraflı olduğu için benim de bir beyanım gerekir ve bu beyan sözleşmenin ‘olmazsa olmazı’dır. Benim beyanım da şu şekilde olur; “Çocuğumun benden doğacak miras hakkından feragat etmesini kabul ediyorum.” Böylelikle en basit haliyle sözleşmeyi imzalayıp şekil şartlarını yerine getirdiğimizde çocuğum miras hakkından feragat etmiş olur ve bu da geçerlidir. Kanun koyucu buna özel olarak bir isim vermiş ve “mirastan feragat sözleşmesi” demiştir. Ama bu, vasiyetname ile olmaz, bunun hukuki niteliği miras sözleşmesidir ve bu ayrımda da olumsuz miras sözleşmesine giriyor çünkü olumsuz bir durumu kabul ediyor.             Bu örnekte ölüme bağı tasarrufta bulunan kimdir? Mirastan feragat sözleşmelerinde ölüme bağlı tasarruf yapan mirasbırakandır. Feragat eden, sağlığındaki bir haktan feragat ettiği için ölüme bağlı tasarruf yapmamaktadır. İkimiz de birbirimizin mirasından feragat ediyorsak orada durum nedir? İkimiz için de hem ölüme bağlı tasarruf hem de sağlar arası tasarruf geçerlidir. Feragat sözleşmeleri karşılıklı da yapılabilir.
  • İvazlı-ivazsız ayrımı da yapılmaktadır. Eğer ölüme bağlı tasarruf karşılığında bir ivaz (karşılık) ödeniyorsa ivazlı bir miras sözleşmesinden; bir ivaz ödenmiyorsa ivazsız (karşılıksız) miras sözleşmesinden söz edilir.
Ölüme bağlı tasarruf yapma şahsa bağlı bir kullanımdır. Bunun sonucu olarak kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğu için de temsil yasağı vardır. Örneğin avukatımı göndereyim de miras sözleşmesi yapsın diyemem. Ama oğlum ölüme bağlı tasarruf yapmadığı için –sadece feragat edecekse başka bir işlem yapmayacaksa- avukatını/temsilcisini göndererek benim karşıma oturtabilecektir. Demek ki ölüme bağlı tasarruflar için var olan yasaklar ve aranan sıkı şartlar miras sözleşmeleri bakımından sadece ölüme bağlı tasarrufta bulunanlar için aranır. Vesayet altında bulunanlar hükümde kısıtlı olmaması gerektiği söylendiği için kuşkusuz miras sözleşmesi yapamayacaktır. Ama sağlar arası tasarruf yapabilir. Fakat orada da özel bir ehliyet koşulu vardır; vesayet altında bulunanlar sağlar arası tasarruf yapsa dahi vesayet makamından ve vasiden izin alması gerekir. Miras sözleşmesinde geçerlilik şartları bulunmuyorsa yani örneğin ehliyet konusunda eksiklikler varsa yaptırımı; iptal edilebilmesidir, iptal davasıdır.

Miras Hukuku Bazı Ders Özetleri

Miras Hukuku Diğer Ders Özetleri İçin Tıklayınız.

Youtube Kanalıma Abone olur musunuz? Kanalımda Hukuk Ders İçerikleri yanı sıra çeşitli konularda sohbetler paylaşıyorum arkadaşlarım arasına Abone olarak katılır mısın?

Sizin bu konudaki yorumunuz nedir?

%d blogcu bunu beğendi: