Sözlü Vasiyetnameler

Sözlü Vasiyetname

Sözlü vasiyetname istisnai koşulların varlığı halinde yapılmasına izin verilen bir vasiyetnamedir. Sözlü vasiyetnamenin güven veren bir kurum olmadığını söyleyebiliriz. O yüzden de kanun koyucu sözlü vasiyetnameyi esaslı vasiyetname türü olarak düzenlememiştir. Sadece istisnai koşullar varsa geçerli kabul etmiştir. Bildiğiniz üzere insanlar günlük hayatta çok sık bir şekilde sözlü olarak arzularını dile getirirler. Ancak bunlara vasiyetname hükmü vermek tehlikelidir. Çünkü ölen kişinin son sözleri manipüle edilebilir ya da bu kişi söyledikten sonra vazgeçmiş olabilir. Bu vazgeçme iradesinin saptanması kolay olmayabilir.

Bu bakımdan sözlü vasiyetname insan tabiatına uygun olsa da kanuni mirasçıların iradesine bırakılmıştır. Sözlü vasiyetnamenin şartlarına gelecek olursak, m.539 ve m.541 arasında üç maddeyle düzenleniyor.

 

4.Sözlü vasiyet
a.Son arzuları anlatma
Madde 539-Mirasbırakan; yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş gibi olağanüstü durumlar yüzünden resmî veya el yazılı vasiyetname yapamıyorsa, sözlü vasiyet yoluna başvurabilir. 
Bunun için mirasbırakan, son arzularını iki tanığa anlatır ve onlara bu beyanına uygun bir vasiyetname yazmaları veya yazdırmaları görevini yükler. 
Resmî vasiyetname düzenlenmesinde okur yazar olma koşulu dışında, tanıklara ilişkin yasaklar, sözlü vasiyetteki tanıklar için de geçerlidir.

M.K-m.539 sübjektif şartların neler olacağını söylüyor. Sözlü vasiyetname düzenlemek için şartlar;

Olağanüstü bir sebep; Kanun koyucu bunu da örneklendiriyor ve yakın ölüm tehlikesi, savaş, ulaşımın kesilmesi, hastalık vs. şeklinde söylüyor.            

Yukarıdaki nedenlerle resmi veya el yazılı vasiyetname yapma imkanının olmaması            

Bu şartlar bir arada olmalıdır. M.K-m.540 ise şekli şartları düzenlemektedir.

 

b.Belgeleme
Madde 540- Mirasbırakan tarafından görevlendirilen tanıklardan biri, kendilerine beyan edilen son arzuları, yer, yıl, ay ve günü de belirterek hemen yazar, bu belgeyi imzalar ve diğer tanığa imzalatır. Yazılan belgeyi ikisi birlikte vakit geçirmeksizin bir sulh veya asliye mahkemesine verirler ve mirasbırakanı vasiyetname yapmaya ehil gördüklerini, onun son arzularını olağanüstü durum içinde kendilerine anlattığını hâkime beyan ederler. 
Tanıklar, daha önce bir belge düzenlemek yerine, vakit geçirmeksizin mahkemeye başvurup yukarıdaki hususları beyan ederek mirasbırakanın son arzularını bir tutanağa geçirtebilirler.
Sözlü vasiyet yoluna başvuran kimse askerlik hizmetinde bulunuyorsa, teğmen veya daha yüksek rütbeli bir subay; Ülke sınırları dışında seyreden bir ulaşım aracında bulunuyorsa, o aracın sorumlu yöneticisi; sağlık kurumlarında tedavi edilmekteyse, sağlık kurumunun en yetkili yöneticisi hâkim yerine geçer.

            Tanıklardan biri kendisine söylenen son arzuları hemen belgeler, tutanağa geçirir, yazar; diğer tanık da bunun duyduklarına uygun olduğuna dair imza atar. Ya da örneğin tanıklar okuma yazma bilmeyebilir. Burada öyle bir seçme imkanı olamayacağı için okuma yazma bilmeyenlerin de tanık olacağını kanun koyucu söylüyor. Ama tanıklar kendilerine söylendikten sonra makul süre içinde kendi yerleşim yerlerindeki sulh mahkemesine veya herhangi bir mahkemeye giderek hakime kendilerine bir vasiyetname düzenlenmesi görevinin verildiğini, bunu tutanağa geçirtmek istediklerini beyan etmeleri gerekir. Hakim, onların söylediklerini tutanağa geçirterek okuma yazma biliyorlarsa imzalarını alır. Okuma yazma biliyorlarsa da bilmiyorlarsa da bu yola başvurabilirler. Demek ki elde iki imkan var;

  • Ya kendileri derhal yazıp altını imzalayacaklar
  • Ya da hakime giderek bunu bir tutanağa geçirtecekler.

Mahkemenin sulh veya asliye mahkemesi olması fark etmiyor. Kanun koyucu “mahkeme” diyor. Tanıklar metni el yazısıyla yazmak zorunda değiller, örneğin bilgisayarda da yazabilirler. Sözgelimi herhangi bir ilçedesiniz. Resmi vasiyetname yapmak istiyorsunuz. Noter hasta olduğu için yapamıyor. Sözlü vasiyetname yapmak için yeterli midir? Memurun hastalığı, memurun ulaşımını engelleyecek bir durum varsa geçerlidir.

Sebeplerin sadece mirasbırakanı etkilemesi gerekmiyor, önemli olan bu sebeplerin resmi veya el yazılı vasiyetname yapma imkanını ortadan kaldırmasıdır. Ancak şu yorumu yapacaksınız mutlaka; resmi vasiyetnamenin yanında el yazılı vasiyetname yapma imkanının da ortadan kalkmış olmasına dikkat edilmelidir. Hakim kendisine yapılan başvurunun veya getirilen metnin vasiyetname koşullarını yerine getirmediğini görürse reddetmesi, hiç tutanağa geçirmemesi gerekir. Ancak diyelim ki geçirdi. Hakim tutanağa geçirdikten sonra acaba geçerlilik koşulları olmasa dahi vasiyetname gibi işlem görür mü?

Geçerlilik koşulları olmamasına rağmen hakim tarafından bir vasiyetname düzenlenmişse bu, ancak iptal davasına konu olabilecektir. Yani vasiyetname gibi işlem görür ancak bundan zarar gören kişiler iptal davası açarsa onlar için geçerli olmak üzere vasiyetname hükümden düşer. Hastanedeyken arzularımı doktora söyleyip komaya girdim. Doktor, hemşiresiyle birlikte yazılar ve mahkemeye götürdüler. Bir vasiyetname şeklen ortada vardır. Bu vasiyetname ancak ölümle hüküm doğuracaktır. Diyelim ki ben 3 ay sonra kendime geldim ve sağlığıma kavuştum, hakimde de böyle bir metin var. Kısa süre sonra başka bir nedenle vefat ettim. Bunun çözümü ne olabilir?

c.Hükümden düşme
Madde 541-Mirasbırakan için sonradan diğer şekillerde vasiyetname yapma olanağı doğarsa, bu tarihin üzerinden bir ay geçince sözlü vasiyet hükümden düşer.

Miras Hukuku Bazı Ders Özetleri

Miras Hukuku Diğer Ders Özetleri İçin Tıklayınız.

Youtube Kanalıma Abone olur musunuz? Kanalımda Hukuk Ders İçerikleri yanı sıra çeşitli konularda sohbetler paylaşıyorum arkadaşlarım arasına Abone olarak katılır mısın?

Sizin bu konudaki yorumunuz nedir?

%d blogcu bunu beğendi: