Miras Hukukunda Kavramlar

Miras Hukukundaki Kavramlar

Kanunumuz diyor ki belli kişilerin mirasçı olması kanunen engellenemez, miras mutlaka o kişilere kalmalıdır ama miras bırakan kişi de belli bir oranda iradesini ortaya koyarak mirasını istediği kişilere de bırakabilir. Buna karma sistem diyoruz. Yani hem kanuni mirasçılığın hem de iradi mirasçılığın olduğu bir sistemdir. Bunu hiç unutmayalım. Bu çerçevede size birtakım kavramlardan bahsedeceğiz.

  • Ölüm: Kişiler hukukunda gördüğünüz bir kavramdır. Kişiliğin sona ermesi demektir. Bunun yansıması olarak da ölen kişinin hak ve borç sahibi olma yetkisini kaybeder. Ölüm mirasın açılma ve geçme anı olarak belirlenmiştir. Ölümün miras hukuku bakımından anlamı, mirasın o anda açılması yani terekenin o anda oluşması ve mirasçılara ölüm itibariyle geçmesidir. Ölümden anlamamız gereken budur. M.575 bu hususu düzenlemiştir;
  1. Açılma ve değerlendirme anı

Madde 575- Miras, mirasbırakanın ölümüyle açılır.

  • Mirasbırakan: Bu kavramın bazı kitaplarda şu kelimelerle de anlatıldığını görürsünüz: muris, müteveffa. Yeni kanunumuz mirasbırakan kavramını tercih etmiş, eski kanunda da muris kelimesi tercih edilmiştir. Biz daha ziyade muris diyeceğiz.
  • Mirasçı: Mirasın sahibi olan kişi, mirasa sahip olacak kişi ya da miras bırakılacak kişi olarak da ifade edebilirsiniz. Mirasçı, külli olarak mirasa sahip olan kişidir bizim hukukumuzda. Mirasçının bizim hukukumuzda biraz önce bahsettiğimiz sistemlerin yansıması olarak iki anlamı vardır:

Yasal (kanuni) mirasçı

İradi (atanmış) mirasçı

            2 tip mirasçılık mümkündür. İlki kanundan doğan, hiçbir işleme gerek olmadan vefat ettiğimde yakınlık dereceme göre geride bıraktığım eşim ya da akrabalarım mirasçı olabilecektir, benim bir şey dememe gerek yok çünkü kanun böyle diyor. Ama ben bunu istemiyorsam yani onların yanında başkasını da mirasçı sıfatına haiz kılmak istiyorsam mirasçı atamam lazım. Nasbedilmiş mirasçı olan kişiyi bir irade bildirimiyle belirtmem gerekiyor. Bu irade bildirimi de miras hukukunda sadece ve sadece ölüme bağlı tasarruflarla olur. Kendi kendinize serbestçe yaptığınız tasarruflarla değil kanunda şekli, şemali belirlenen ya vasiyetname ya da miras sözleşmesi dediğimiz iki tasarruftan birini yaparak oluyor, bir üçüncü yolu yoktur.

İkisi de külli olarak sahip olur, dedim. Atanmış mirasçı da murisin yaptığı tasarruf gereği mirasın tamamında ya da belli bir oranında külli olarak hak sahibi olan mirasçıdır. Örneğin ben, “Mirasımın 1/3’ünü Ayşe’ye bırakıyorum.” Dediğimde Ayşe’yi mirasımın 1/3’ü bakımından külli halef belirlemiş oluyorum. O da tıpkı kanuni mirasçılar gibi aynı statüye sahip olarak –külli halef, külli mirasçı sıfatına sahip olarak- mirasımı alacaktır. Ancak bunun doğması için dediğimiz gibi vasiyetname gerekir. O halde mirasçı kelimesini duyduğumuz anda hemen aklımıza ya kanundan doğan ya da mirasbırakanın tasarrufundan doğan bir külli sahip olma durumu gelecek. Aklınıza başka şeyler duyduğunuz gelebilir. Örneğin herhangi biri, bir malını bir başkasına vasiyetnamesiz bile bırakabiliyor, diyebilirsiniz. Buna da ne diyoruz? Bunlar mirasçı sıfatına sahip değiller, mirasçı sıfatı külli olarak sahip olmayla aynıdır. Oysa ben bir malımı bir başkasına bıraktığımda mirasımın külünde veya belli bir oranında mal sahibi yapmıyorum, bir tek malımda hak sahibi kılmak istiyorum. Bunu da yapabilirim. Örneğin mirasımın 1/3’ünü Ayşe’ye bırakmıyorum, diyebilirim ki; “Ayşe’ye Kadıköy’de şu adresteki dairemi bırakıyorum.” Bunu dediğimde Ayşe’yi atanmış mirasçı mı yapıyorum yoksa başka bir sıfat mı veriyorum? Burada külli sahip olma iradesi olmadığı için bunlara vasiyet alacaklısı derim. Bu, öğrenciler tarafından çok yapılan bir hatadır. Örneğin verdiğimiz olayda “muris Ayşe’ye şu daireyi bırakmış” dediğimizde mirasçı olarak onu da belirlerseniz, Ayşe eşittir mirasçı derseniz vahim bir hata yapılmış olur.

  • Vasiyet Alacaklısı: Alacaklı kelimesi külli halef olmayı dışlayan bir şeydir. Külli halef olanlara karşı bir alacak hakkına haiz kılınmış, alacak hakkını ileri sürme durumunda olmaktadır. Vasiyet alacaklısı, ölüme bağlı tasarrufla mirasbırakanın malvarlığında belirlenen bir mal veya hakka sahip kılınan kişi diyebiliriz.
  • Tereke: Tereke de bir miras hukuku kavramı, daha temel bir kavramdır. En kısa tarifi; ölenin mal, hak ve alacaklarının toplamını ifade eder. Tabi hak deyince çok geniş bir kavramdır. Bildiğiniz üzere hem malvarlığı hakları hem şahıs varlığı hakları var. Hemen burada ifade etmek gerekir ki, tereke sadece malvarlığı haklarını kapsar, şahsa bağlı haklar terekede yer almaz ve dolayısıyla mirasçıya da geçmez. Keza yine malvarlığı değeri olmasına, malvarlığına ait bir hak olmasına rağmen şahısla kaim olduğu için geçmeyen haklar vardır; intifa ve oturma hakkı.
  • Külli Halefiyet: Mirasın bütün hak ve borçlarıyla kendiliğinden mirasçılara geçmesini ifade eden bir kavramdır. Daha doğrusu şöyle ifade edelim, terekenin içinde yer alan tüm hak ve borçlarla beraber kendiliğinden, herhangi bir irade açıklamasına, işleme gerek olmadan ölümle beraber mirasçıya geçmesini ifade eden bir kavramdır.
  • Saklı pay: Gelelim miras hukuku sistemimizin deyim yerindeyse temeli oluşturan saklı pay kavramına. Saklı paya eski kanun mahfuz hisse diyordu. Kanunun sayma yöntemiyle belirlediği kanuni mirasçıların terekeden almaları gereken payı ifade eder. Dolayısıyla saklı/mahfuz kelimesinin anlamı şudur; kural olarak mirasbırakan bu saklı payda tasarruf etme hakkına sahip değildir. Daha doğrusu edebilir ama sonradan o tasarruflar iptale uğrayacaktır. Kanunun koyduğu anlamda saklı pay, kanuni mirasçılardan, kanun tarafından sayılanların terekeden alması gereken asgari payı ifade eden bir kavramdır. Saklı pay, alt limitidir, kanun koyucu üstü olabilir ancak altına inilemez diyor ve belli kurumlarla da koruyor.
  • Mirasbırakanın tasarruf edeceği kısım: Saklı payın karşıtı olarak göreceğimiz bir kavramdır. Kanuni mirasçıların saklı payı dışında kalan miras payını ifade eder. Saklı payların/mahfuz hisselerin toplamının dışında kalan paylarda mirasbırakan dilediği gibi tasarruf edebilecektir. Bunu hangi yollarda yapabilir? Şekil olarak miras sözleşmesi veya vasiyetname ile. Ancak yol olarak vasiyet yoluyla yani yapabileceği gibi o tasarruf edeceği kısım için bir atanmış mirasçı da gösterebilir.
  • Ölüme bağlı tasarruf: Bu kelimeyi sıkça duyacaksınız. Miras hukukunda ölüme bağlı tasarruf kelimesi iki anlamda hüküm ifade eder;
  • Maddi anlamda
  • Şekli anlamda

Şekli anlamda ölüme bağlı tasarruf miras hukukunda iki tanedir;

      + Vasiyetname

      + Miras sözleşmesi

Maddi anlamda ölüme tasarruf kelimesi ise bu şekli anlamda ölüme bağlı tasarrufun içeriğini ifade eder. Bunların ne olduğunu miras hukuku bağlamında anlamlandırmak gerekir.

Miras Hukuku Bazı Ders Özetleri

Miras Hukuku Diğer Ders Özetleri İçin Tıklayınız.

Youtube Kanalıma Abone olur musunuz? Kanalımda Hukuk Ders İçerikleri yanı sıra çeşitli konularda sohbetler paylaşıyorum arkadaşlarım arasına Abone olarak katılır mısın?

2 thoughts on “Miras Hukukunda Kavramlar

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: