Yıllık Ücretli İzin / İş Hukuku

Yıllık Ücretli İzin

Genel Olarak

İşyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az 1 yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir. Niteliklerinden ötürü 1 yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümler uygulanmaz.

İşçi, yıllık ücretli izin hakkından vazgeçemez. Ayrıca, işveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez.

Yıllık ücretli izin hakkı, işçinin gelir kaybı olmaksızın dinlenmesini sağlamak üzere tanınan bir haktır. Bu sebeple, işçinin de izin süresinde ücret karşılığı herhangi bir işte çalışması yasaktır. Yıllık ücretli iznini kullanmakta olan işçinin izin süresi içinde ücret karşılığı bir işte çalıştığı anlaşılırsa, bu izin süresi içinde kendisine ödenen ücret işveren tarafından geri alınabilir.

Yıllık Ücretli İzin Hakkının Şartları

a) İşçinin 1 Yıldır Çalışıyor Olması:

İşyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az 1 yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir. Bu sürenin başlangıç tarihi iş sözleşmesinin yapıldığı tarih değil, işçinin fiilen çalışmaya başladığı tarihtir. Deneme süresi ve sözleşmenin bildirimli feshinde bildirim süreleri bu sürenin hesabında dikkate alınır.

İşçinin gelecek izin hakları için geçmesi gereken bir yıllık hizmet süresi, bir önceki izin hakkının doğduğu günden başlayarak gelecek hizmet yılına doğru hesaplanır. Örneğin 1 Mart 2020 tarihinde işe başlayan işçi 1 Mart 20210 tarihinde yıllık ücretli izne hak kazanır. İkinci izin hakkı ise 1 Mart 2021 tarihinde doğar.

İşçi yıllık ücretli izne tamamladığı her 1 yıllık çalışma sürecine karşılık hak kazanır. Tam 1 yılı doldurmayan süre için çalışılan süre ile orantılı ücretli izin talep edilemez.

Yıllık ücretli izine hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında işçilerin, aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştıkları süreler birleştirilerek göz önüne alınır. Şu kadar ki, bir işverenin İş Kanunu kapsamına giren işyerinde çalışmakta olan işçilerin aynı işverenin işyerlerinde bu kanun kapsamına girmeksizin geçirmiş bulundukları süreler de hesaba katılır.

Benzer şekilde, aynı bakanlığa bağlı işyerleri ile aynı bakanlığa bağlı tüzel kişilerin işyerlerinde geçen süreler ve kamu iktisadi teşebbüsleri yahut özel kanuna veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesine dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlar veya bunlara bağlı işyerlerinde geçen süreler, işçinin yıllık ücretli izin hakkının hesaplanmasında göz önünde bulundurulur.

Alt işveren işçilerinden, alt işvereni değiştiği hâlde aynı işyerinde çalışmaya devam edenlerin yıllık ücretli izin süresi, aynı işyerinde çalıştıkları süreler dikkate alınarak hesaplanır. Asıl işveren, alt işveren tarafından çalıştırılan işçilerin hak kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin kullanılıp kullanılmadığını kontrol etmek ve ilgili yıl içinde kullanılmasını sağlamakla, alt işveren ise tutmak zorunda olduğu izin kayıt belgesinin bir örneğini asıl işverene vermekle yükümlüdür.

Aşağıdaki süreler yıllık ücretli izin hakkının hesabında çalışılmış gibi sayılır ve dolayısıyla yıllık ücretli izin hakkının elde edilebilmesi için gerekli olan 1 yıllık süreye dahil edilir:

  • İşçinin uğradığı kaza veya tutulduğu hastalıktan ötürü işine gidemediği günler,
  • Kadın işçilerin doğumdan önce ve sonra çalıştırılmadıkları günler,
  • İşçinin muvazzaf askerlik hizmeti dışında manevra veya herhangi bir kanundan dolayı ödevlendirilmesi sırasında işine gidemediği günler
  • Çalışmakta olduğu işyerinde zorlayıcı sebepler yüzünden işin aralıksız 1 haftadan çok tatil edilmesi sonucu olarak işçinin çalışmadan geçirdiği zamanın 15 günü,
  • 66. maddede sözü geçen, günlük çalışma süresinden sayılan zamanlar,
  • Hafta tatili, ulusal bayram, genel tatil günleri,
  • Röntgen muayenesinde çalışanlara pazardan başka verilmesi gereken yarım günlük izinler,
  • İşçilerin arabuluculuk toplantılarına katılmaları, hakem kurullarında bulunmaları, uluslararası kuruluşlara işçi veya sendika temsilcisi olarak katılması vb. sebeplerle devam edemedikleri günler,
  • Mazeret izin süreleri,
  • İşveren tarafından verilen diğer izinler ile kısa çalışma süreleri,
  • İşçiye verilmiş yıllık ücretli izin süresi.

1 yıllık süre içinde yukarıda sayılanların dışında kalan sebeplerle, örneğin grev ve lokavt veya kadın işçinin doğumdan sonra 6 ay ücretsiz izin alması gibi haller ile, işçinin devamının kesilmesi halinde bu boşlukları karşılayacak kadar hizmet süresi eklenir ve bu suretle işçinin izin hakkını elde etmesi için gereken bir yıllık iş süresinin bitiş tarihi gelecek iş yılına aktarılır.

b) Yapılan İşin ve İşyerinin Niteliğinin Yıllık Ücretli İzne Elverişli Olması:

İşçinin yıllık ücretli izin hakkından yararlanabilmesi için her şeyden önce işyerinin İş Kanunu kapsamına girmesi gerekir. Niteliklerinden ötürü 1 yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümler uygulanmaz. Ayrıca süreksiz, işlerde çalışan işçiler de yıllık ücretli izin hakkından yararlanamazlar.

Yıllık Ücretli İzin Süreleri
İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi;

  • 1 yıldan 5 yıla kadar (5 yıl dahil) olanlara 14 günden,
  • 5 yıldan fazla 15 yıldan az olanlara 20 günden,
  • 15 yıl (dahil) ve daha fazla olanlara 26 günden az olamaz.

Yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri dörder gün arttırılarak uygulanır. Ayrıca, 18 ve daha küçük yaştaki işçilerle 50 ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi 20 günden az olamaz. Kanunda belirlenen yıllık izin süreleri nispi emredici niteliktedir; iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile artırılabilir.

Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz. İşveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez.

4. Yıllık Ücretli İznin Kullanılması İşçi hak kazandığı yıllık ücretli iznini gelecek hizmet yılı içinde kullanır. Yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez. Bu iznin işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur. Fakat, yıllık ücretli izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü 10 günden aşağı olmamak üzere bölümler hâlinde kullanılabilir.

Yıllık ücretli izinleri işyerinin kurulu bulunduğu yerden başka bir yerde geçirecek olanlara, talep etmeleri ve bu hususu belgelemeleri koşulu ile gidiş ve dönüşlerinde yolda geçecek süreleri karşılamak üzere işveren toplam 4 güne kadar ücretsiz izin vermek zorundadır. Ayrıca işveren, işyerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerini gösterir izin kayıt belgesi tutmak zorundadır. Alt işveren işçilerinden, alt işvereni değiştiği hâlde aynı işyerinde çalışmaya devam edenlerin yıllık ücretli izin süresi, aynı işyerinde çalıştıkları süreler dikkate alınarak hesaplanır. Asıl işveren, alt işveren tarafından çalıştırılan işçilerin hak kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin kullanılıp kullanılmadığını kontrol etmek ve ilgili yıl içinde kullanılmasını sağlamakla, alt işveren ise tutmak zorunda olduğu izin kayıt belgesinin bir örneğini asıl işverene vermekle yükümlüdür.

Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’ne göre, işçi, yıllık ücretli iznini, kullanmak istediği zamandan en az 1 ay önce işverene yazılı olarak bildirmelidir. İşveren, bu isteği izin kuruluna iletir. İzin kurulu veya kurulun bulunmadığı işyerlerinde işveren, işçinin isteği ile bağlı değildir. Fakat, izin sıra ve nöbetleşmesini göstermek üzere izin kurulunca düzenlenecek çizelgeler işçinin isteği ve iş durumu dikkate alınarak hazırlanmalıdır. Aynı tarihlere rastlayan izin isteklerinde, işyerindeki kıdem ve bir önceki yıl iznini kullandığı tarih dikkate alınarak öncelikler belirlenir.

İşveren, nisan ayı başı ile ekim ayı sonu arasındaki süre içinde, işçilerin tümünü veya bir kısmını kapsayan toplu izin uygulayabilir.

Yönetmeliğe göre, kısmi süreli ya da çağrı üzerine iş sözleşmesi ile çalışanlar yıllık ücretli izin hakkından tam süreli çalışanlar gibi yararlanırlar ve farklı işleme tabi tutulamazlar. Kısmi süreli ya da çağrı üzerine iş sözleşmesi ile çalışanlar iş sözleşmeleri devam ettiği sürece her yıl için hak ettikleri izinleri, bir sonraki yıl izin süresi içine isabet eden kısmi süreli iş günlerinde çalışmayarak kullanırlar. Bu esaslara göre izine hak kazanan kısmi süreli ya da çağrı üzerine çalışan işçilerle tam süreli çalışan işçiler arasında bir ayrım yapılamaz.

Yıllık İzin Ücreti

İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izne başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır. Yıllık izin ücreti, temel ücret üzerinden hesaplanır. Başka bir ifadeyle; fazla çalışma ücretleri, sosyal yardımlar, prim, ikramiye vb. ücretler ile hazırlama, tamamlama ve temizleme işlerinden alınan ek ücretler yıllık izin ücretinin belirlenmesinde dikkate alınmaz.

Günlük, haftalık veya aylık olarak belirli bir ücrete dayanmayıp da akort, komisyon ücreti, kâra katılma ve yüzde usulü ücret gibi belirli olmayan süre ve tutar üzerinden ücret alan işçinin izin süresi için verilecek ücret, son 1 yıllık süre içinde kazandığı ücretin fiili olarak çalıştığı günlere bölünmesi suretiyle bulunan ortalama üzerinden hesaplanır. Ancak, son 1 yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, izin ücreti işçinin izine çıktığı ayın başı ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır. Yüzde usulünün uygulandığı yerlerde bu ücret, yüzdelerden toplanan para dışında işveren tarafından ödenir.

Yıllık ücretli izin süresine rastlayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ayrıca ödenir. Kısmi süreli ve çağrı üzerine çalışanlara; izin dönemine rastlayan çalışması gereken sürelere ilişkin ücretleri, yıllık izin ücreti olarak ödenir.

İş sözleşmesinin, herhangi bir sebeple sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir.

İşveren tarafından iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde bildirim süresiyle, işçiye verilmesi zorunlu yeni iş arama iznine ilişkin süre yıllık ücretli izin süreleri ile iç içe giremez. Başka bir ifadeyle, işçinin yıllık izinde bulunduğu sırada işverenin iş sözleşmesini bildirimli fesih yoluyla feshetmesi halinde, bildirim süreleri fesih bildiriminin karşı tarafa ulaştığı anda değil; yıllık ücretli izin süresinin dolmasından itibaren işlemeye başlar.

Yıllık İzin Ücretinde Zamanaşımı

İş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla hangi kanuna tabi olursa olsun, yıllık izin ücretinin zamanaşımı süresi 5 yıldır. Bu süre, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlar.

Ragıp Karakuş, “İş Hukuku Ders Notu”, s. 86-90, www.ragipkarakus.com (19.09.2021).

 

Aradığınızı Aşağıdaki Arama Motoruna Yazabilirsiniz

%d blogcu bunu beğendi: