Sözleşmenin Yorumlanması, Tamamlanması ve Sözleşmede Değişiklik

Sözleşmenin Yorumlanması, Tamamlanması ve Sözleşmede Değişiklik

1. Sözleşmenin Yorumlanması

Sözleşmenin yorumlanması ile önce, tarafların gerçek ortak arzularının saptanmasına çalışılacaktır. Bu mümkün değilse, güven teorisi çerçevesinde farazi ortak arzu tespit edilecektir. Şayet kanun, bir hususun yorumu için bir hüküm koymuşsa, ortak arzuların farklı olduğu ispat edilmedikçe, yorumlayıcı hukuk kuralındaki çözüm kabul edilmiş sayılır.

a. Yorumda, tarafların kullandıkları deyimler mensup oldukları çevrede özel bir anlamı bulunmadığı sürece genel anlamlarında yorumlanır.

b. Sözleşmenin yapıldığı sıradaki şartlar değerlendirilebilir. Örnek: Taraflar arasındaki yazışmalar, sözleşmenin yapıldığı yer ve tarih ve o yerdeki adetler

c. Sözleşmenin kurulmasından sonraki davranışlar da yorumda değerlidir.

d. Eğer başka türlü sonuca varılması imkânı kalmayan durumlarda mahkeme içtihatlarına göre bazı yardımcı yorum kurallarından faydalanılır:

I. Hükmü düzenleyen tarafın aleyhine olan anlam tercih edilir.
II. Hükümle yükümlülük altına girenin lehine yorum yapılır.

 

2. Sözleşmenin Tamamlanması

a. Taraflar, sözleşme yapılırken konu üzerinde hiç durmamışlarsa

Bu durumda öncelikle bir yedek hukuk kuralı bulunup bulunmadığı araştırılır. Bazen yedek hukuk kaidesi, adetlere başvurulmasını veya hakimin takdir yetkisini kullanmasını zorunlu kılabilir. Eğer hakimin takdir yetkisini kullanması söz konusu olursa, hakimin işin özelliğine bakması gereklidir.

b. Taraflar sözleşme yapılırken konu üzerinde durmuşlarsa

Taraflar konuda anlaşmaya varamamışlarsa, sözleşme kurulmamıştır, tamamlanması da söz konusu değildir.
Taraflar konuda bir düzenlemeye gerek duymamış veya düzenlemeyi ihmal etmişlerse, kanunî düzenden ayrılmak istememişlerdir. Boşluk, varsa yedek hukuk kuralı ile, yoksa örf ve adet hukuku ile doldurulur. İkisi de yoksa hâkim takdir yetkisini kullanır.

Taraflar konunun düzenlenmesini ileriye bırakmış fakat sonra anlaşamamışlarsa, bu durumda yedek hukuk kuralları ile yoruma gidilmez. Bu noktada yine başvurulacak yol, hâkimin işin özelliğini dikkate alarak boşluğu doldurmasıdır.

3. Sözleşmede Değişiklik Yapılması (Emprevizyon)

Emprevizyon teorisinin bir sözleşmeye uygulanabilmesi için şu şartlar aranır:

a. Tarafların edimleri arasındaki denge, borçludan sonuçları yüklenmesi istenemeyecek kadar büyük ölçüde bozulmuş olmalıdır. Buna, işlem temelinin çökmesi de denir.

b. Edimlerin dengesindeki bu değişiklik sözleşme yapılırken öngörülemeyecek olağanüstü sebeplerden ileri gelmelidir.

c. Aşırı ifa güçlüğü yaratan olgu, borçludan kaynaklanmamış olmalıdır.

d. Borçlunun ifası aşırı güçlenen edimi henüz ifa edilmemiş olmalı veya borçlu ifa güçlüğünden kaynaklanan haklarını saklı tutarak ifada bulunmuş olmalıdır.

Aşırı ifa güçlüğüne uğrayan taraf, kural olarak hakimden sadece sözleşmenin yeni şartlara uyarlanmasını isteyebilir. Bunun yerine sözleşmeden dönmeyi tercih edemez. Ancak sözleşmenin uyarlanması mümkün görünmüyorsa, ancak o takdirde sözleşmeden dönebilir.

Aradığınızı Aşağıdaki Arama Motoruna Yazabilirsiniz

%d blogcu bunu beğendi: