Hukuk fakültesinde özellikle üst sınıflara doğru ilerleyen öğrencilerin karşısına giderek daha fazla Yargıtay kararı çıkmaya başlar. Derslerde, ödevlerde, pratik çalışmalarda ve sınavlara hazırlanırken bir kararın incelenmesi istenebilir. Ancak ilk kez Yargıtay kararı okuyan bir hukuk öğrencisi için karar metinleri oldukça karmaşık görünebilir. Uzun cümleler, çok sayıda tarih, kanun maddesi, taraf bilgisi, önceki mahkeme kararları ve hukuki değerlendirmeler öğrencinin kafasını karıştırabilir. Peki Yargıtay kararı nasıl okunur? Bir kararın tamamını ezberlemek gerekir mi? Kararda asıl dikkat edilmesi gereken bölüm hangisidir?
Aslında Yargıtay kararı okurken amaç kararın her cümlesini ezberlemek değil, uyuşmazlığın ne olduğunu, mahkemenin ne karar verdiğini ve Yargıtay’ın bu karar hakkında neden böyle düşündüğünü anlayabilmektir.
Yargıtay Kararı Nedir?
Yargıtay kararını anlamanın ilk adımı, Yargıtay’ın görevini ve bir dosyadaki konumunu anlamaktır. Yargıtay, adli yargı alanında kanunun ülke genelinde doğru ve eşit şekilde uygulanmasını sağlamak amacıyla görev yapan yüksek mahkemedir. Yargıtay’ın incelemesine gelen dosyalarda çoğu zaman ilk derece mahkemesinin ve varsa bölge adliye mahkemesinin verdiği kararlar bulunur.
Bu nedenle bir Yargıtay kararını okurken aslında yalnızca Yargıtay’ın görüşünü okumazsınız. Kararın arka planında bir dava, tarafların iddiaları, savunmalar, deliller ve daha önce verilmiş mahkeme kararları vardır. Dolayısıyla kararı anlayabilmek için önce “Bu dosyada ne olmuş?” sorusunun cevabını bulmak gerekir.
Yargıtay Kararının İlk Bölümünde Ne Anlatılır?
Bir Yargıtay kararının başlangıcında genellikle dosyaya ilişkin temel bilgiler yer alır. Dairenin adı, esas ve karar numarası, karar tarihi, taraflar, dava konusu ve önceki mahkeme kararları gibi bilgiler bu bölümde bulunabilir.
İlk kez karar okuyan öğrenciler bazen bu bölümlerdeki bilgilerin tamamını anlamaya çalışarak zaman kaybeder. Oysa ilk aşamada bütün tarih ve numaraları ezberlemek gerekmez. Öncelikle davanın türünü ve uyuşmazlığın konusunu belirlemek daha faydalıdır.
Örneğin kararın başında bir işçilik alacağı, kira ilişkisi, tazminat, sözleşme veya miras uyuşmazlığı bulunduğunu tespit etmek, kararın geri kalanını anlamanızı kolaylaştırır.
Kararı Okurken İlk Sorunuz Ne Olmalı?
Yargıtay kararı okurken kendinize ilk olarak şu soruyu sorun:
“Taraflar neden mahkemeye gitmiş?”
Bu sorunun cevabını bulmadan kararın hukuki değerlendirme kısmına geçmek bazen kafa karışıklığına yol açabilir.
Örneğin bir işçi kıdem ve ihbar tazminatı talep etmiş olabilir. İşveren ise işçinin haklı nedenle işten çıkarıldığını savunuyor olabilir. İlk derece mahkemesi işçinin talebini kısmen kabul etmiş, dosya istinaf incelemesinden sonra Yargıtay’ın önüne gelmiş olabilir.
Artık uyuşmazlığın temelini biliyorsunuz.
İşçi tazminat alabilir mi?
İşte kararın hukuki tartışması büyük ölçüde bu sorunun etrafında şekillenecektir.
Yargıtay Kararında “Uyuşmazlık” Nasıl Bulunur?
Bir Yargıtay kararını okurken her ayrıntının aynı derecede önemli olduğunu düşünmeyin. Kararın içerisinde birçok olay ve hukuki açıklama bulunabilir. Sizin öncelikle asıl hukuki problemi tespit etmeniz gerekir.
Bunun için kendinize şu soruları sorun:
Tarafların talepleri nedir?
Karşı taraf ne savunuyor?
İlk derece mahkemesi ne karar vermiş?
Bu karara karşı neden kanun yoluna başvurulmuş?
Yargıtay’ın önüne gelen temel hukuki sorun nedir?
Bu sorulara cevap verdiğinizde kararın büyük bölümünü anlamaya başlarsınız.
Yargıtay Kararının “Gerekçe” Kısmına Özellikle Dikkat Edin
Bir hukuk öğrencisi açısından kararın en değerli bölümlerinden biri gerekçe kısmıdır.
Çünkü Yargıtay’ın neden belirli bir sonuca ulaştığını burada görürsünüz.
Sadece “bozulmasına” veya “onanmasına” bakmak yeterli değildir. Asıl önemli soru şudur:
Yargıtay neden bozdu?
veya
Yargıtay neden onadı?
Örneğin Yargıtay bir mahkeme kararını bozmuşsa, bunun arkasında usule ilişkin bir hata, yanlış kanun uygulaması, delillerin değerlendirilmesiyle ilgili bir problem veya başka bir hukuki neden bulunabilir.
İşte hukuk öğrencisinin öğrenmesi gereken şey çoğu zaman kararın sonucu değil, sonuca götüren hukuki düşüncedir.
“Onama” Ne Demektir?
Yargıtay kararlarında sıkça karşılaşacağınız ifadelerden biri “onama”dır.
Basit şekilde ifade etmek gerekirse Yargıtay, incelemesine gelen kararın hukuka uygun olduğu sonucuna ulaştığında belirli şartlar altında kararı onayabilir.
Ancak hukuk öğrencisinin burada yalnızca “onama = doğru karar” şeklinde ezber yapması yeterli değildir. Kararın neden hukuka uygun bulunduğunu da anlaması gerekir.
Bu nedenle karar okurken:
Sonuç → Onama
demek yerine:
Sonuç → Onama
Gerekçe → Yargıtay neden hukuka uygun buldu?
şeklinde düşünmek çok daha faydalıdır.
“Bozma” Ne Demektir?
Yargıtay kararlarında en çok karşılaşılan kavramlardan biri de “bozma”dır.
Yargıtay, incelemesi sonucunda alt derece mahkemesinin kararında hukuka aykırılık bulunduğu kanaatine ulaşırsa kararın bozulmasına karar verebilir.
Ancak burada da öğrencinin sadece “bozma = mahkeme yanlış karar vermiş” şeklinde düşünmesi yeterli değildir.
Önemli olan hangi hukuki sebeple bozma kararı verildiğini anlamaktır.
Örneğin Yargıtay’ın bir kararı usul nedeniyle bozması ile maddi hukukun yanlış uygulanması nedeniyle bozması aynı şey değildir.
Bu ayrım, hukuk öğrencisinin karar okuma becerisi açısından önemlidir.
Yargıtay Kararındaki Kanun Maddelerini Nasıl İncelemelisiniz?
Yargıtay kararlarında çok sayıda kanun maddesiyle karşılaşabilirsiniz. Bunların tamamını ayrı ayrı ezberlemeye çalışmak yerine kararın merkezindeki hükümleri belirlemeye çalışın.
Örneğin karar Borçlar Hukuku ile ilgiliyse hangi Türk Borçlar Kanunu maddelerinin tartışıldığını tespit edin. Daha sonra ilgili kanun maddesinin güncel metnini açarak Yargıtay’ın bu hükmü nasıl yorumladığını inceleyin.
Burada çok önemli bir çalışma yöntemi ortaya çıkar:
Kanun → Yargıtay kararı → Somut olay
Bu üçlü bağlantıyı kurabildiğiniz zaman karar sizin için sadece uzun bir metin olmaktan çıkar.
Yargıtay Kararını Okurken Not Tutmalı mısınız?
Kesinlikle faydalı olabilir. Ancak kararın tamamını deftere geçirmek yerine kısa bir özet çıkarmak daha mantıklıdır.
Örneğin bir karar için şu şekilde not oluşturabilirsiniz:
Olay: İşçinin iş sözleşmesi sona erdiriliyor.
Uyuşmazlık: Fesih haklı nedene dayanıyor mu?
İlk derece mahkemesi: Davayı kabul ediyor.
Yargıtay: Kararı bozuyor.
Gerekçe: Fesih nedeninin değerlendirilmesinde şu hususun dikkate alınması gerektiğini belirtiyor.
Sonuç: Alt derece mahkemesi yeniden değerlendirme yapacak.
Bu yöntemle 15 sayfalık bir kararı birkaç dakikada hatırlayabileceğiniz bir nota dönüştürebilirsiniz.
Yargıtay Kararı Ezberlenmeli mi?
Hayır.
Hukuk öğrencilerinin Yargıtay kararları konusunda yaptığı en büyük hatalardan biri, karar numaralarını ve karar tarihlerini ezberlemeye çalışmaktır.
Elbette bazı önemli kararların numarasını bilmek veya önemli içtihatları hatırlamak faydalı olabilir. Ancak hukuk öğrencisinin asıl amacı “Yargıtay şu tarihte şu kararı verdi” demekten çok, Yargıtay’ın hangi hukuki yaklaşımı benimsediğini anlayabilmek olmalıdır.
Örneğin sınavda “Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre…” şeklinde hukuki yaklaşımı doğru şekilde ifade edebilmek, çoğu zaman karar numarasını ezberlemekten daha değerlidir.
Her Yargıtay Kararı Bağlayıcı mıdır?
Bu soru özellikle hukuk öğrencilerinin dikkat etmesi gereken konulardan biridir.
Yargıtay’ın her kararını otomatik olarak “kanun gibi bağlayıcı” kabul etmek doğru değildir. Yargıtay kararlarının hukuk sistemindeki yeri ile kanun hükümlerinin bağlayıcılığı aynı değildir. Bununla birlikte Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uygulamada önemli bir yol gösterici olabilir.
Özellikle İçtihadı Birleştirme Kararları bakımından ayrıca değerlendirilmesi gereken özel bir durum bulunmaktadır.
Bu nedenle hukuk öğrencisinin “Yargıtay böyle karar vermiş, o halde kesinlikle hukuk kuralı budur.” şeklindeki yaklaşım yerine, kararın niteliğini ve hukuki etkisini ayrıca değerlendirmesi gerekir.
Bir Yargıtay Kararını Okumanın En Kolay Yolu
Eğer uzun bir Yargıtay kararını ilk kez okuyorsanız şu sırayı deneyebilirsiniz:
Önce dava konusunu bulun. Ardından tarafların ne istediğini belirleyin. Daha sonra ilk derece mahkemesinin ne karar verdiğine bakın. Sonrasında Yargıtay’ın hangi hukuki sorunu incelediğini tespit edin. Son olarak Yargıtay’ın gerekçesini okuyun ve kararın sonucuna bakın.
Böylece yüzlerce satırlık bir karar sizin için şu basit yapıya dönüşür:
Olay → Talep → İlk derece kararı → Hukuki sorun → Yargıtay’ın gerekçesi → Sonuç
İşte bir hukuk öğrencisinin Yargıtay kararı okurken zihninde kurması gereken temel sistem budur.
Sonuç: Yargıtay Kararı Okumak Bir Süre Sonra Kolaylaşır
İlk Yargıtay kararınızı okuduğunuzda hiçbir şey anlamamanız oldukça normaldir. Hukuk fakültesinde özellikle ilk yıllarda karar metinleri karmaşık gelebilir. Ancak zaman içerisinde aynı yapıyı tekrar tekrar gördükçe kararların mantığını anlamaya başlarsınız.
Bir süre sonra kararın ilk birkaç paragrafından uyuşmazlığın ne olduğunu, hangi mahkeme kararının incelendiğini ve Yargıtay’ın hangi noktaya odaklandığını daha kolay tespit edebilirsiniz.
Bu nedenle Yargıtay kararlarını ezberlenecek metinler olarak değil, hukukçunun nasıl düşündüğünü gösteren örnekler olarak okumak gerekir.
Unutmayın:
İyi hukuk öğrencisi Yargıtay kararını sadece okuyup geçmez. Karara neden katıldığını veya neden katılmadığını da sorgular.
Çünkü hukuk öğrenmenin önemli bir aşaması, bir hukuki görüşü bilmekten çok, o görüşün neden doğru veya yanlış olabileceğini tartışabilmektir.
Kaynakça
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 154.
- 2797 sayılı Yargıtay Kanunu.
- Yargıtay Başkanlığı, Yargıtay’ın görev ve teşkilatına ilişkin resmi kaynaklar.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu.
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu.
