İDARENİN YARGISAL DENETİMİNİN SINIRLARI
A. Yerindelik Denetiminin Yapılamaması
Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz5. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez (AY m. 125/4; İYUK m. 2/2). Bu hükümden hareketle, yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin sınırlamalar şu şekilde sayılabilir:
▶ Sadece hukuka uygunluk denetimi yapılır; yerindelik denetimi yapılamaz,
▶ Yürütme görevinin kanuna uygun olarak yerine getirilmesi kısıtlanamaz,
▶ İdari eylem veya işlem niteliğinde yargı kararı verilemez,
▶ İdarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.
B. Yasama Kısıntısı
a) Genel Olarak: İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır (AY m. 125/1). Fakat, bu kurala Anayasa ve kanunlarla birtakım istisnalar getirilmiş ve idarenin bazı işlemlerine karşı yargı yolu kapatılmıştır. Anayasa ve kanunlarla idarenin bazı işlemlere karşı yargı yolunun kapatılmasına “yasama kısıntısı” denir.
b) Anayasa’da Düzenlenenler: İdarenin, yargı yolunun kapalı olduğu Anayasa’da belirtilen işlemleri şunlardır:
- Yüksek Askerî Şûranın Terfi İşlemleri ile Kadrosuzluk Nedeniyle Emekliye Ayırma Kararları: Yüksek Askerî Şûranın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açıktır (AY m. 125/2; İYUK 20C/6). Dolayısıyla, Yüksek Askerî Şûranın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma kararlarına karşı yargı yolu kapalıdır.
- Hakimler ve Savcılar Kurulunun Meslekten Çıkarma Cezasına İlişkin Olanlar Dışındaki Kararları: Hakimler ve Savcılar Kurulunun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz (AY m. 159/10). Dolayısıyla, Hakimler ve Savcılar Kurulunun sadece meslekten çıkarma kararlarına karşı yargı yolu açıktır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı açılan iptal davaları ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülür (HSKK m. 33/5).
- Yüksek Hakem Kurulunun Kararları: Grev ve lokavtın yasaklandığı hallerde veya ertelendiği durumlarda ertelemenin sonunda, uyuşmazlık Yüksek Hakem Kurulunca çözülür. Uyuşmazlığın her safhasında taraflar da anlaşarak Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir. Yüksek Hakem Kurulunun kararları kesindir (AY m. 54/5).
- Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun Kararları: Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptir (AY m. 53/5). Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir (m. 53/6).
- Yüksek Seçim Kurulunun Kararları: Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimlerle ilgili meydana gelen uyuşmazlıkları çözmekle görevli olan Yüksek Seçim Kurulunun kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamaz (AY m. 79/2).
c) Kanunlarda Düzenlenenler: İdarenin, yargı yolunun kapalı olduğu Anayasa’da değil, kanunlarda belirtilen işlemleri şunlardır:
- Danıştay Başkanlar Kurulunun Kararları: Danıştay Başkanlar Kurulunun kararları ke-sin olup bu kararlar aleyhine başka bir yargı merciine başvurulamaz (DK m. 52/3).
- Yargıtay Başkanlar Kurulunun Kararları: Yargıtay Başkanlar Kurulunun itiraz üzerine veya doğrudan doğruya verdikleri bütün kararlar kesin olup, bu kararlar aleyhine başka bir yargı merciine başvurulamaz. (YargK m. 17/3).
C. Yargı Kısıntısı (Hükümet Tasarrufu)
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz (AY m. 36/2). Fa-kat, yargı yerleri, Anayasa veya kanunlarla yargı denetimi dışında tutulmuş olmamasına rağmen, idarenin bazı işlemlerini, hükümet tasarrufu olması, devletin yüksek siyasetini ilgilendirmesi ve dolayısıyla yargının görev ve yetkisi içine girmemesi gerekçesiyle denetlemekten kaçınmaktadır. Yargı yerlerinin herhangi bir yasal düzenleme bulunmamasına rağmen denetleme yetkisini kullanmaktan kaçınmasına “yargı kısıntısı” denilmektedir. Hükümet-parlamento ilişkileri, Cumhur-başkanının özel yetkileri (örneğin Cumhurbaşkanının özel af yetkisi), dış politika ve hükümetin diplomatik ilişkileri yargı kısıntısı kapsamında değerlendirilebilir. Hükümetin bu tür tasarruflarına karşı yargı yoluna başvurulduğunda bu başvurular yargı yerleri tarafından reddedilmektedir.
Ragıp Karakuş, “İdari Yargılama Hukuku Ders Notu”, s. 4-6, www.ragipkarakus.com
