Rızai Akitler Sisteminin Genişlemesi / Roma Borçlar Hukuku

Rızai Akitler Sisteminin Genişlemesi

1- Anlaşmalar (Pactum’lar):

Analaşma demektir. Tarafların irade beyanıyla oluşurdu. Hiçbir şekle tabi değildi. Pactum’lar 3 çeşittir. Bunlar:

a- Ius Civile’nin Tanıdığı Anlaşmalar:

Bu pactum’lar bir anlaşmaya bağlı olarak yada ayrı olarak yapılırdı. Akde bağlı pactum’lar bağımsız akit değillerdi ve ana akitten doğan dava ile takip edilirdi. Rehindeki lex commisoria veya alım satımdaki daha iyi teklif kaydı birer ius civile pactum’dur ve ana akit geçersizse bunlarda geçersizdi.

b- Praetor’ların Tanıdığı Anlaşmalar:

Praetor’lar beyannameleriyle bir iyiniyet akdine bağlanmadan yapılan bağımsız anlaşmaları da geçerli saymışlardır.

Constitutum Anlaşması:

Belirli bir günde paraya veya başka misli mallara ait bir borcun yerine getirileceğine dair bir vaattir. Bir borçlu kendi borcunu ödemek üzere taahhüdü de yapılabilirdi. Bunlar stipulatio’dan farklıdır ve dar hukuk davaları doğurmazlar.

Hakeme Tevdi:

Hukuki ihtilafların halledilmesi için tarafların işi hakeme götürmeleri ve hakemin de bu işi kabul etmesiyle meydana gelir. Taraflar hakeme gitmeyi başlangıçta kararlaştırılabilirler veya bunu ihtilaf çıktıktan sonra yapabilirler. Bu anlaşmayla hakem, araştırma yaparak tarafsız karar vermek borcu altına girerdi.

Gemicilere, Hancılara ve Ahırcılara Tevdi:

Gemiciler, hancılar ve ahırcılar yolcuların beraberlerinde getirdikleri malların kaybından veya uğradıkları zarardan sorumludur. Bu kişiler muhafaza sırasında mala zarar gelirse kusursuz bile olsalar sorumlu tutulurlardı. Klasik devirde bu kişilerin sorumlulukları malların muhafazası için yaptıkları anlaşmadan doğuyordu, Iustinianus devrindeyse sorumluluk kanuni sorumluluk haline gelmişti, yani anlaşma yapılmasa da sorumluluk doğuyordu.

c- İmparator Hukukunun Tanıdığı Anlaşmalar:

Tahkim:

Tahkim anlaşması, iki kişinin aralarındaki hukuki ihtilafı bir hakeme hallettirmek için bir anlaşma yapmasıdır. Taraflar hakemin vereceği karara uymazlarsa bir ceza öderdi.

Bağışlama (Hibe) Vaadi:

Bir kimsenin bir başkasına ivaz olmadan kazandırmada bulunmasıdır. Bağışlama iki türlüdür: 

  • Bağışa konu olan edimin hemen yerine getirilmesi, mesela alacaktan hemen vazgeçilmesi ve bunun borçluya bırakılması. Buna “elden bağış” denir.
  • İkincisi ise bağış vaadi’dir. Kişi henüz bağışladığını vermez ama bir şeyi vermeyi yada yapmayı yüklenir.

Roma da bağışlamalar aile malvarlığı için fakirleşme sebebi sayıldığından bağışlamaya sınırlamalar getirilmiştir. Mesela lex cincia ile belli bir sınırı aşan bağışlamalar yasaklanmıştır.

Aradığınızı Aşağıdaki Arama Motoruna Yazabilirsiniz

%d blogcu bunu beğendi: