Polis Devleti Ne Demektir? Tarihteki Polis Devletleri Örnekleri

Polis Devleti Ne Demektir?

Polis devleti, gücünü polis ile kullanan bir devlettir. Daha önce polis devleti, sivil idare tarafından yönetilen olağan devletler için kullanılmasına karşın yirminci yüzyılın başından beri sivil otoritelerin baskıcı varlığıyla tanımlanan ve istenmeyen bir yaşam durumunu tanımlayan “duygusal ve aşağılayıcı bir anlam” kazanmıştır. Bir polis devletinin sakinleri, polisin gözetim veya kısıtlamalarına tabi olan seyahat etme özgürlüğü, politik özgürlükler, görüşlerini ifade etme özgürlüğü, iletişim özgürlüğü ve daha birçok özgürlüklerinde kısıtlamalar yaşayabilirler. Bir polis devletinde politik kontrol olağan koşullardaki hukuk devleti tarafından uygun görülen sınırların dışında etkinlik gösteren gizli polis gücü aracılığıyla da uygulanabilir.

Elektronik polis devleti, devletin vatandaşlarına karşı adli delilleri kaydetmek, düzenlemek, aramak ve dağıtmak için elektronik teknolojileri agresif bir şekilde kullandığı bir devlettir.

Tarihteki polis devletleri örnekleri

Oxford İngilizce Sözlüğü , “polis devleti” ifadesinin kökenini Avusturya İmparatorluğu’nda düzeni sağlamak için ulusal bir polis gücünün kullanımına atıfta bulunulduğu 1851 yılına kadar götürür.

Bireysel özgürlük ile ulusal güvenlik arasında uygun bir dengenin ne olduğuna dair farklı politik görüşler olduğundan, bir polis devletini tanımlayan nesnel standartlar yoktur. Aşağıdaki örneklerde, özgürlüğü ortadan kaldıran herhangi bir yasa bir polis devletine doğru ilerlerken, devletin halk üzerindeki denetimini sınırlayan herhangi bir yasa özgür bir devlete doğru ilerliyor olarak görülmektedir.

Çar IV. İvan tarafından 1565 yılında Rus Çarlığı içinde kurulan Opriçnina, zulüm ve otokratik yönetime sahip çağdaş polis devletinin öncüsü olarak işlev görmüştür.

Başlangıçta demokratik bir devlet olan Almanya, Nazilerin iktidara gelmesiyle II. Dünya Savaşı öncesinde halkı üzerinde gitgide daha baskıcı kontroller uygulamıştır. SS ve Gestapo’ya ek olarak Nazi polis devleti, 1930’lardan savaşın 1945’teki sonuna kadar nüfusu kontrol altına almak için aynı zamanda yargıyı da kullanmıştır.

Apartheid döneminde Güney Afrika; kuruluşları yasaklamak, politik hükümlüleri tutuklamak, ten rengi nedeniyle bölünmüş yaşayan toplulukları sürdürmek ve hareketi kısıtlamak gibi polis devleti niteliklerini sürdürmüştür.

Augusto Pinochet’nin Şili’si, bir polis devleti olarak çalışmıştır. Pinochet’nin yönetimindeki polis; kamu özgürlüklerini kısıtlamak, politik düşünce alışverişini yok etmek, ifade özgürlüğünü sınırlamak, grev hakkını ortadan kaldırmak, maaşları dondurmak gibi eylemler sergilemiştir.

Cumhurbaşkanı (ve daha sonra diktatör) Fulgencio Batista yönetimi sırasında Küba Cumhuriyeti otoriter bir polis devleti olmuştur. 1959 Küba Devrimi’nde Fidel Castro’nun Batista’yı devirerek iktidara gelmesi ve Marksist-Leninist bir cumhuriyet kurması ardından Küba’da polisin etkisi daha da artmıştır.

Kuzey Kore, Juche tarzı Silla krallığından, Japonlar tarafından faşist bir polis devletinin dayatılmasına ve günümüzde Kim Hanedanı tarafından totaliter bir devlet olarak hâlâ devam ettirilen birçok polis devleti sayılabilecek düzene ev sahipliği yapmıştır. Paris merkezli Sınır Tanımayan Gazeteciler, Basın Özgürlüğü Endeksi’nin tanıtılmasından bu yana her basın özgürlüğü sınavı raporunda Kuzey Kore’yi ya son ya da sondan ikinci sıraya koymuştur. RSF, Kim Hanedanı’nın tüm medyayı kontrol ettiğini belirtmiştir.

Protestoları durdurmak için yeni güvenlik önlemleri geçirmeyi teklif etmiş Adalet ve Kalkınma Partisi hükûmeti, Türkiye’yi bir polis devletine çeviriyor olmakla suçlanmıştır.

2013 Mısır Askerî Darbesi’nden bu yana Mısır’ın askerî hükûmeti, dinî aşırıcılık ile mücadele amacıyla dini inancını yaşama ve ifade etme özgürlüklerini kısıtlamakla suçlanmaktadır. Bu suçlamalardan biri, Mısır’ın “Devrimci bir Polis Devleti”ne döndüğü iddiasıdır.

Filipinler’de 1970’lerden 1980’lerin başına kadar Ferdinand Marcos’un diktatörlüğü, bir polis devletinin birçok özelliğine sahip olmuştur.

Kurgusal polis devletleri

Kurgusal polis devletleri, romandan filmlere ve video oyunlarına kadar medyada yer almıştır. George Orwell’in 1984 romanındaki kurgusal Okyanusya devleti, Polis Bilimi Ansiklopedisi tarafından “bir polis devletinin kesin kurgusal muamelesi” olarak tanımlanmış ve aynı zamanda terimin çağdaş kullanımını da etkilemiştir.

Orwell’in romanı, Britanya’yı sürekli olarak bir savaş hâlinde olan totaliter Okyanusya rejimi altında anlatmaktadır. Bu sürekli savaş, halkı kitlesel gözetlemeye ve beklenmeyen polis aramalarına maruz bırakmak için bir bahane olarak kullanılmaktadır.

Aradığınızı Aşağıdaki Arama Motoruna Yazabilirsiniz

%d blogcu bunu beğendi: