Borçlar Kanununda özel hüküm-genel hüküm ilişkisi
Genel hükümler, TBK’nun 1-206. maddelerinden ibarettir. Burada borç kaynağı olarak sözleşmeler, haksız fiiler ve sebepsiz zenginleşme düzenlenmiştir.
Özel hükümler ile genel hükümlerin ilişkisinde iki ihtimalle karşılaşılır. Bunlar;
- Aynı meselenin iki kural tarafından düzenlenmesi
- Meselenin sadece bir kural tarafından düzenlenmesi
İkinci ihtimalde konuyu düzenleyen tek kural uygulanır. Birinci ihtimalde ise, ilgili hükümleri yorumlayarak bir sonuca varmak gerekir. Bu husuta başlıca üç durum ortaya çıkabilir.
1 – Münhasıran uygulama : Lex specialis derogat generali prensibi gereğince özel hükümler genel hükümlerin uygulanmasını önler; taraflar ancak özel hükümlere dayanabilirler.
2 – Kuralların birlikte uygulanması : Bu halde, özel ve genel hükümler birlikte uygulanır. Taraflar kuralların her ikisine de uymakla yükümlüdür. Eser sözleşmesinden TBK m.473 gereğince dönülmesi, TBK m.123 uyarınca mehil tayinini gerektirir; kusur karinesine ilişkin TBK m.112 hükmü, TBK m.475 gereğince istenecek tazminatta da uygulanır; alıcı, TBK m.227/I, b.2 gereğince, semenin tenzili (satış bedelinde indirim) ile birlikte satıcının kusuru varsa TBK m.112’ye göre tazminat talep edebilir.
3 – Kuralların yarışması : Bu takdirde genel ve özel hükümler alternatif olarak uygulanır. Taraflar, şartlar gerçekleştiği takdirde, bu kurallardan istediklerinin uygulanmasını talep edebilir. Mesela, alıcı ayıba karşı tekeffül hükümleri (TBK m.219/I) yerine hata (yanılma) hükümlerine (TBK m.31 vd.) başvurabilir.
