Borçlar Hukukunda “Öneri” Kavramı
  1. Ana Sayfa
  2. Borçlar Hukuku (Genel)

Borçlar Hukukunda “Öneri” Kavramı

Borçlar Hukukunda “Öneri” Kavramı

Sözleşmenin kurulması için gerekli olan iki beyandan öncekine “öneri”, sonrakine ise “kabul” denir.

Öneri, bir sözleşmenin kurulması için gerekli olan irade beyanlarından zaman itibariyle, önce yapılanıdır. Öneriyi mutlaka alacaklının yapması gibi bir kural yoktur, öneriyi borç altına girmek isteyen kişi de yapabilir.

  • Öneri, yönetilmesi gerekli bir irade beyanı ile yapılır. Bunun tek bir şahsa yönelik olması zorunlu değildir. Öneri, birden çok şahsa da yönlendirilebi Bir malın fiyatı teşhir edilmesi birden çok kişiye yapılan bir öneridir.
  • Öneri, öneride bulunanın karşı tarafın kabulüyle sözleşmenin kurulmasını arzu ettiği irade beyanıdır. Beyan eğer ki müzakereye amacını taşıyorsa, önerden değil öneriye davetten söz Öneri, yapılmak istenen sözleşmenin bütün esaslı unsurlarını içermelidir. Bunlar olmadan yapılan teklif öneri değil, öneriye davettir. Bir irade beyanının öneri mi, yoksa öneriye  davet  mi  olduğunu  ayırmak  çok  önemlidir.  Şayet  irade  beyanı bir  öneri  ise, öneriyi yapan irade beyanı ile bağlı olacak ve karşı tarafın bu beyanı kabul etmesiyle sözleşme meydana gelecektir. Hâlbuki irade beyanı öneriye davet ise, bunu yapan kimse hiçbir şekilde bu beyanla bağlı olmayacak ve karşı tarafın cevabı üzerine akdi yapıp yapmamakta serbest olacaktır. Bir beyanın öneri mi yoksa öneriye davet mi olduğunu belirlemek için, güven teorisi ışığında gerek beyanın içeriğine, gerekse beyanın yapıldığı hal ve şartlara bakılmalı ve bu şekilde bir neticeye varılmalıdır. Yapılan irade beyanı sonrasında karşı tarafın soru sorma isteği ve gereksinimi yoksa bu bir öneridir.
  • Borçlar Kanunu bir beyanın kural olarak öneri ya da öneriye davet sayılası hususunda bazı kurallar getirmektedir. Örneğin TBK m. 8(2) hükmüne göre; “Fiyatını göstererek mal sergilenmesi veya tarife, fiyat listesi ya da benzerlerinin gönderilmesi, aksi açıkça ve kolaylıkla anlaşılmadıkça öneri sayılır”.

 

1.  Önerinin Bağlayıcılığının (Sonucu) :

Önerinin bağlayıcı olması için söz konusu sözleşmenin geçerlilik şartlarını taşıması ve esaslı unsurlarını içermesi gerekir. Öneri, kural olarak yapan kişiyi bağlar. Diğer bir deyişle öneri, muhataba akdi kurmak imkânını verir ve öneri de bulunan buna engel olamaz. Ancak bağlayıcılığı olmayan öneriler de vardır. Bu durum üç şekilde ortaya çıkabilir:

  • TBK m. 8 hükmüne göre; “Öneren, önerisi ile bağlı olmama hakkının saklı olduğunu açıkça  belirtirse  veya  işin  özelliğinden  ya  da  durumun  gereğinden  bağlanma niyetinde olmadığı anlaşılırsa, önerisi kendisini bağlamaz”. Öneri yapılırken kişi bununla bağlı olmadığını belirtebilir. Yapılan beyanda bağlanma iradesi yoksa bu durumda bir öneriye davet söz konusu olacaktır.
  • Öneriyi yapan  gerçek  bir  öneride  bulunmakla  beraber,  kabul  beyanı  kendisine ulaşıncaya kadar önerisinden dönebilme hakkını saklı tutmuşsa, bir önerinin varlığından söz edilemez.
  • Niteliği gereği bağlayıcı olmayan öneriler olabilir. İşin özelliğinden bağlanmama niyeti anlaşılıyorsa bu öneriler de bağlayıcı değildir.
2.  Önerinin Bağlayıcılığının Sona ermesi

a.Önerinin Reddedilmesi: Önerilenin öneriyi reddeden beyanını önerene yöneltmesi gerekir.

b.Süreli Öneriler: Öneren kabul için belirli bir süre tayin etmiş Belirli olan süre dışında kişi önerisi bağlı değildir. Burada belirlenen süre beyanda bulunmasından, yani önerinin yapılmasından itibaren başlar. Ancak bunun aksini de kabul etmek mümkündür, yani süre önerinin muhataba ulaşmasından sonrada başlayabilir.

c.Süresiz Öneriler. Bu öneriler hazırlar arasında ve gaipler arasında (hazır

olmayanlar) yapılan öneriler şeklinde kendi içinde bir ayrıma gitmektedir.

c.1- Hazırlar Arasında Yapılan Öneriler: Kabul için süre belirlenmeksizin hazır olan bir kişiye yapılan öneri hemen kabul edilmezse; öneren, önerisiyle bağlılıktan kurtulur (TBK. m.4/f.1). Hazır olanlar arasında yapılan öneri, önerinin yapıldığı anda öğrenilebilmesini ifade eder. Aynı mekândaki veya telefon bilgisayar gibi iletişim sistemleriyle yapılan öneriler hazırlar arasında yapılan öneri olarak kabul edilmektedir.

Buradaki hemen deyimi anında demek değildir. “Hemen” ibaresinden maksat, müzakerenin kesilip tarafların ayrılmasına kadar geçen süredir. Burada önerinin önemine göre gerekli düşünme süresi verilir ve bu süre içinde cevap verilmezse öneri reddedilmiş sayılır. Muhatabın susması kural olarak önerinin reddedilmesidir. Zira kişi kendisine yöneltilen öneriyi  reddetmediği  için  sözleşmenin  kurulması  gibi  bir  durumla karşılaşması  geçerli  bir durum oluşturmaz.

c.2- Gaipler (Hazır Olmayanlar) Arasında Yapılan Öneriler: Hazır olmayan bir şahsa karşı süre tayin olunmaksızın sunulan  öneri, zamanında ve geçerli olarak hazırlanmış cevabın ulaşacağı dakikaya kadar onu yapan kişiyi bağlar (TBK. m.5).

Bu tür önerilerde süre, 3 sürenin toplanmasıyla bulunur. Bu süreler, *önerinin muhataba varma süresi, *muhatabın düşünme süresi ve *kabulün varma süresidir. Bu süre içinde kabul cevabı önerene ulaşırsa sözleşeme kurulmuş olacaktır. Muhatap cevabını en az önerinin gönderildiği araç kadar hızlı bir araçla  yollamalıdır. Bu  araçtan  daha hızlı bir araç seçebilirse de daha yavaşım seçemez. Mesela mektupla yapılan icaba faksla cevap verebilir.

Öneride bulunan herkesçe bilinen bir durum olmadıkça önerinin muhataba zamanında varmış olduğunu düşünmekte haklıdır (TBK. m.5/f.2) Muhatabın kusuru olmadan kabul cevabının   gecikmesi  halinde,  geç   gelen  kabul   sözleşmeyi  kurmaz.  Kabul  haberi  öneri geciktiği için gecikse bile yine de geçerli olmaz. Ancak bu durum öneride bulunanın önerinin geç  ulaşmış  olduğunu  bilmediği  durumlarda  söz  konusu  olur. Öneriyi yapan önerinin geciktiğini   bilmiyorsa   kabul   haberinin   normal   bekleme müddetinin  geçmesinden   sonra gelmesi halinde sözleşme kurulmuş olmaz. Ancak bu kabul yeni bir öneri sayılır ve daha önce öneride bulunan kişi, karşı tarafın bu yeni önerisini kabul edip etmemekte serbesttir. Fakat duruma göre bir red cevabı vermesi gerekiyorsa kişinin bunu yapmaması zımni bir kabul teşkil edebilir ve sözleşme kurulabilir.

Öte  yandan  vaktinde  gönderilen  kabul,  öneride  bulunana  geç  gelirse  ve  öneride bulunan kabul haberinin akdi kurmasına engel olmak istiyorsa durumu kabulü gönderene bildirmelidir (TBK. m.5/f.3). Bildirmezse sözleşmenin kurulmasını engelleyemez, yani sözleşmeyle bağlı olmama hakkını kaybeder. Bu durumda yükümlülüğe (külfete) iyi bir örnek teşkil eder.

 

3.  Önerinin Geri Alınması

a.Hazırlar Arasında Yapılan Öneriler 

Hazırlar arasında yapılan önerilerde, muhatap öneriyi hemen öğrendiği için önerinin geri alınması mümkün değildir.

b.  Hazırlar Olamayanlar Arasında Yapılan Öneriler

TBK  m.  10  hükmüne  göre;  “Geri  alma  açıklaması,  diğer  tarafa  öneriden  önce  veya aynı anda ulaşmış ya da daha sonra ulaşmakla birlikte diğer tarafça öneriden önce öğrenilmiş olursa, öneri yapılmamış sayılır”.

Bu hükme göre, öneri iki ihtimalde geri alınabilir;

  • Öneriden önce veya öneri ile birlikte geri alma beyanı muhataba ulaşmışsa,
  • Öneriden sonra muhataba ulaşmış geri alma beyanı, öneriden önce öğrenilmişse

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

Yazar Hakkında