Temel güven ve güvensizlik teorisi, sosyal psikoloji alanında kullanılan bir kavramdır. Bu teori, insanların çocukluk dönemlerinde edindikleri temel güven ya da güvensizlik duygusunun, ileriki yaşamlarında ilişkileri ve davranışları üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu savunur.
Bu teori, Erik Erikson tarafından geliştirilmiştir. Erikson, insan yaşamındaki farklı dönemlerde ortaya çıkan psikolojik krizlerin, kişinin duygusal ve sosyal gelişimini etkilediğini savunur. Erikson’a göre, çocukluk döneminde edinilen temel güven ya da güvensizlik duygusu, kişinin ileriki yaşamında ilişkilerinde ve davranışlarında etkili olur.
Temel güven duygusu, çocuğun dünya ile güvenli bir bağ kurmasıdır. Bu bağ, çocuğun ihtiyaçlarının karşılandığını ve sevgi dolu bir ortamda büyüdüğünü hissetmesiyle oluşur. Bu duygu, kişinin ileriki yaşamında güvenli bir ilişki kurma yeteneğini etkiler.
Güvensizlik duygusu ise, çocuğun dünya ile güvenli bir bağ kuramamasıdır. Bu durumda, çocuk ihtiyaçlarının karşılanmadığını ve sevgi dolu bir ortamda büyümediğini hisseder. Bu duygu, kişinin ileriki yaşamında güvensiz bir ilişki kurma veya güvensiz davranışlar sergileme eğilimini etkiler.
Özetle, temel güven ve güvensizlik teorisi, çocukluk döneminde edinilen temel güven ya da güvensizlik duygusunun, kişinin ileriki yaşamlarındaki ilişkileri ve davranışları üzerinde etkili olduğunu savunur.
