Kesin Hükmün Unsurları
A. Tarafların Aynı Olması
Hüküm sadece davanın tarafları hakkında kesin hüküm etkisini gösterir. Kural olarak üçüncü kişilere kural olarak bir etkisi yoktur. Kesin hüküm engelinden söz edebilmek için her iki davanın taraflarının aynı olması gerekir.
Taraf kavramına davanın taraflarının külli ve cüzi halefleri de dâhildir. Cüzi halefler ise hükmün, kesinleşmesinden sonra kesin hükmün konusu olan hakkı devralan kişilerdir. Bu kişiler davanın tarafı olmamakla birlikte kesin hükümden yararlanırlar.
Ancak, hükmün kesinleşmesinden önce dava konusu devredilirse bu durumda davanın devralan kişiye karşı devam edilmesi gerekir. Devredene karşı davanın sürdürülmesi halinde hüküm kesinleşse dahi devralan hakkında kesin hüküm oluşturmaz.
Külli halefler de taraf kavramına dâhildir. Çünkü külli halefler, tüm aktif ve pasifleriyle halef olurlar.
Fer’ i müdahil üçüncü kişidir. Kesin hüküm fer’ i müdahil hakkında kesin hüküm etkisi göstermez.
Müteselsil borçlulardan bir ya da bir kaçı ile borçlu arasındaki davadaki kesin hüküm diğerleri hakkında geçerli değildir.
Müteselsil borçlular hakkında aynı alacağın birden fazla tahsilini engellemek için “tahsilde tekerrür etmemek kaydı” genellikle hükme konulmalıdır.
B. Davanın Sebebinin Aynı Olması
Davanın sebebi, davacının talep sonucunu dayandırdığı vakıalardır. Kesin hüküm haine gelen uyuşmazlıkta anı vakıalara dayanılarak ikinci kez dava açılamaz. Yeni vakıalara dayanılarak veya farklı hukuki sebeplere dayanılarak yeniden dava açılabilir.
C. Davanın Konusunun Aynı Olması
Dava konusunun aynı olup olmadığını tespit etmek için ilk davadaki kesinleşen hüküm ile ikinci davadaki talep sonucunun karşılaştırılması gerekir. Eğer kesin hükmün hüküm fıkrası ile ikinci davanın talep sonucu aynı ise dava konusu aynıdır. Bir başka anlatımla ikinci davadaki talep sonucu ilk davada kesinleşen hüküm fıkrasını etkileyecek ve ortadan kaldıracak nitelikte ise dava konusu aynı sayılır.
Kısmi davanın kabul edilmesi ve bu hükmün kesinleşmesi halinde, geri kalan kısım için açılan davada, dava konusu aynı olmadığından, ikinci açılan davada kesin hükümden söz edilemeyecektir.
