Yargılama Dışında (Alternatif) Uyuşmazlık Çözüm Yolları / Medeni Usul Hukuku

Yargılama Dışında (Alternatif) Uyuşmazlık Çözüm Yolları

Bugün için dünyanın birçok ülkesinde en çok kabul gören, yaygınlaşan, kural olarak yargılama ve mahkemelerin dışında gerçekleşen uyuşmazlık yöntemi arabuluculuktur. Arabuluculukta, bir yandan doğrudan görüşmelerdeki ilişki ve iletişimin kopması, bir yandan da yargılamada uyuşmazlığın sahibi olan taraflar dışında karar verilmesi riskleri mevcut değildir.

Alternatif olarak kabul edilen uyuşmazlık çözüm yollarının birçoğunun temelinde, uyuşmazlığı yaratanların yine kendilerinin bu uyuşmazlığı çözmesi ya da çözümüne katkı sağlaması anlayışı yatmaktadır. Taraflara çözümü dayatmadan, onlara çözüm için yardımcı olan ve ortam hazırlayan üçüncü kişi “arabulucu”  veya “uzlaştırıcı” olarak nitelendirir. Arabuluculuk veya uzlaşma bir yargılama faaliyeti değildir.

İki taraf arasında ortaya çıkan uyuşmazlıkta üçüncü kişilerin karar mekanizmasında yer aldığı çözüm arayışında (yargılama ve tahkim) menfaat değil, haklılık arayışı asıldır. Uyuşmazlık çözümünde devreye giren hâkim ya da hakem olarak üçüncü kişi veya kişiler, kimin haklı olduğuna bakar.  Bozulan denge haklı olan lehine düzeltilir. Bunu yaparken de delillerden yararlanır. Dolayısıyla klasik uyuşmazlık çözme yolu olan mahkeme ve tahkimde, sorunun çözümü için, mutlaka geçmişe bakma, önceki hali tespit etmek, haklıyı ve haksızı aramak gerekir.

Tarafların doğrudan müzakeresi veya arabulucu ya da uzlaştırıcı yardımıyla bir çözümün aranmasında ise, uyuşmazlık, geçmişte meydana geldiğinden, taraflar geçmişi tamamen bir kenara bırakamazlar ancak uyuşmazlık çözümü için, yargısal bir karar istemediklerinden, artık geleceğe dönük bir hesap yaparlar, geleceğe yönelik en uygun menfaat dengesini oluşturmaya çalışırlar.

Arabuluculuk, bağlayıcı karar verme yetkisi ve gücüne sahip olmayan üçüncü kişinin katıldığı her türlü uyuşmazlık çözüm yolunu ifade etmek üzere kullanılmaktadır. Bu üçüncü kişinin çözüm üretmek, öneri getirmek veya sadece taraflar arasında çözüm ortamını hazırlama faaliyetine göre “arabulucu” ya da “uzlaştırıcı” olarak adlandırılmaktadır.

Arabuluculuk kanunda “Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemi” olarak tanımlanmıştır.

Arabuluculukta Temel Anlayış ve Yargılama ile Elde Edilen Çözüme Göre Yararları

Arabuluculuk yolu ile yargılama yolu arasında temel anlayış farklılıkları bulunmaktadır. Arabuluculuk yoluyla çözümde esas alınan temel noktalar şunlardır.

  • Sorunlarla kişiler ve kişisel yaklaşımlar ayrılır.
  • Tarafların hukuki ve kişisel durumlarından çok menfaatlerine odaklanılır.
  • Farklı çözüm seçenekleri araştırılması, üretilmesi mümkündür ve gereklidir.
  • Tarafların üzerinde uzlaştıkları esaslara göre çözüm aramak esastır.
  • Tarafların tam hâkimiyeti söz konusudur.
  • Taraflar arasındaki ortak menfaat dengesi korunur ve her iki tarafın ortak kazanımı esas alınır.
  • İletişimin ve karşılıklı ilişkinin korunması ve geliştirilmesi ile çözüme ulaşılır.
  • Gizlilik ve güvenilirlik önemlidir.

Arabuluculuk yoluyla elde edilen çözüm, her hâlükârda yargılama yoluna göre daha kısa, basit ve tatminkârdır.

Yargısal çözümle, arabuluculuk karşılaştırıldığında arabuluculuk yoluyla çözüm karşılaştırıldığında arabuluculuk yoluyla çözümün yararları şu ana noktalarda toplanabilir.

  • Yargısal çözüm uzun sürer, arabuluculuk daha kısa sürer.
  • Yargısal çözüm pahalı, arabuluculuk daha az masraflıdır.
  • Arabuluculukta sonuç tarafların kontrolündedir. Yargısal çözümde ise karar üçüncü kişilerin elinde olduğundan sonuç belirsizdir, sürprizlerle karşılaşılma ihtimali vardır.
  • Yargısal çözümde, geçmişe bakılır, bozulan menfaat dengesinin yeniden kurulması amaçlanır. Arabuluculukta, geleceğe bakılır, hukuki durumun değil, geleceğe yönelik menfaatin korunması esastır.
  • Yargılamada uzmanlık ve hukuki bilgi gerekir. Arabuluculukta hukuki bilgi göz ardı edilmez. Ancak menfaatler yeniden oluşturulduğundan yargılamadaki kadar önemli değildir.
  • Yargısal çözümde alenilik esastır. Arabuluculukta ise güvenilirlik ve gizlilik önemlidir.
  • Yargısal çözümde tarafların doğrudan iletişimi zayıftır, yargısal makam aracılığıyla iletişim kurulur. Arabuluculukta tarafların doğrudan iletişim söz konusudur.
  • Yargısal çözümde çözüm yolu esnek değildir. Kesin kurallara bağlıdır. Arabuluculukta tarafların anlaştıkları yöntem ve çözüm tarzı esastır, yöntem esne ve çözüme en uygun olandır.
  • Arabuluculukta çözüm anlaşmaya dayanır. Sonuçta iki taraf da kazanır. Yargısal çözümde ise bazen bir taraf bazen de iki taraf da kaybedebilir. Yargısal çözüm kazan-kaybet iken arabuluculuk, kazan-kazandır.

Arabuluculuğun Yargılama Sistemimiz İçinde Yeri ve Uyuşmazlık Çözüm Yöntemi Olarak Uygulama

Arabulucuk Konusunda Hukuki Altyapı

Arabuluculuk yoluyla uyuşmazlığın çözümü Hukukumuza yeni girmiştir. Avukatlıkla bağdaşan işler arasında arabuluculukta sayılmıştır.  Ancak bu konudaki en önemli hüküm, Avukatlık Kanunundaki, avukatlara uzlaşma yetkisi tanınıp, bunun da ilam mahiyetin de belge sayılmasıdır.

Tüketiciler bakımından tüketici sorunları hakem heyeti de uzlaşmayı ve arabuluculuğu teşvik edici niteliktedir.

659 sayılı KHK ile de kamu kurumlarının hukuk hizmetlerinin yürütülmesinde kamu kurumlarına uyuşmazlıkların sulh yoluyla çözümünde görev yüklenmiştir.

Ancak kamu düzenine ilişkin olan ve tarafların üzerinde tasarruf edemeyecekleri hususlarda uyuşmazlığın arabulucuya taşınması mümkün değildir.

Arabuluculuk Faaliyeti ve Süreci

Arabuluculuk faaliyeti konusunda gözetilmesi gereken en temel ilkeler, iradi olma, eşitlik ve gizliliktir.  Taraflar güvendikleri bir kişiyi arabulucu olarak seçebilirler. Anca kanunda belirtilen sonuçların alınabilmesi için, arabuluculuk faaliyetinin kanunda belirtilen şekilde yürütülmesi gerekir. Kanunda belirtilen diğer zorunlu niteliklerin yanında ancak beş yıllık kıdeme sahip hukukçular eğitim alıp arabuluculuk siciline kayıt olması gerekir.

Arabuluculuk faaliyeti görevini üstlenen üçüncü kişi tarafsız, güvenilir ve taraflar arasındaki eşitlik ve gizliliğe önem veren bir kişi olmalı ve tarafların masada kalmalarını sağlayarak anlaşmalarına katkıda bulunacak çözüm önerileri sunmalıdır.

Taraflar, istedikleri an bu çözüm yönteminden vazgeçebilirler.

Taraflar dava açılmadan önce de veya davanın görülmesi sırasında da arabulucuya başvurmak konusunda anlaşabilirler. HMK ya göre mahkeme tarafları sulh ve arabuluculuğa başvurmak konusunda aydınlatıp teşvik etmelidir. Aksi kararlaştırılmadıkça taraflardan birinin arabuluculuğa başvuru teklifine oruz gün içerisinde olumlu cevap verilmez ise bu teklif reddedilmiş sayılır. Arabulucu teklifi kabul edilirse arabulucu taraflarca belirlenir. Arabuluculuk faaliyet üç aşamadan oluşur.

Açılış oturumları: Arabulucunun tarafları aydınlatıp, uyuşmazlığı ve tarafların yaklaşımlarını tespit etmeye çalıştıkları oturumlardır.

İkinci Aşama: Arabulucu yardımıyla birlikte ya da ayrı ayrı müzakere yürütülen aşama.

Son Aşama: Faaliyetin sonuçlandırıldığı aşama.

Arabuluculuk bir faaliyeti değildir. Taraflar sürecin yürütülmesi ve başlatılmasında söz sahibidir.

Taraflar yargılama sırasında arabulucuya gideceklerini beyan etmişler ise yargılama üç ayı geçmemek üzere ertelenir Bu süre tarafların birlikte başvurusu üzerine üç aya kadar da uzatılabilir.

 Arabuluculuk faaliyetinin yürütülmesinin em önemli yönlerinden biri, arabuluculuk süresinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.

Taraflar arabuluculuk faaliyetine bizzat katılabilecekleri gibi vekilleri aracılığıyla da katılabilirler.

Arabuluculuk süreci şu hallerde sona ermiş sayılır.

  • Tarafların anlaşmaya varması
  • Taraflara danışıldıktan sonra arabuluculuk için daha fazla çaba sarf edilmesinin gereksiz olduğunun arabulucu tarafından tespit edilmesi halinde
  • Taraflardan birisi karşı taraf veya arabulucuya, arabuluculuk faaliyetinden çekildiğini bildirmesi
  • Tarafların anlaşarak arabuluculuk faaliyetini sona erdirmesi
  • Uyuşmazlığın arabuluculuğa uygun olmadığının tespit edilmesi

Arabuluculuk faaliyeti sonrasında tarafların anlaştıkları, anlaşamadıkları veya arabuluculuk faaliyetinin nasıl sonuçlandığı bir tutanak ile belgelendirilir. Taraflarca bu tutanak imzalanır.

Arabuluculuk Sonucu Varılan Anlaşma ve Bu Anlaşmanın Etkisi

Arabuluculuk faaliyeti sonunda ortaya çıkan çözüm ve anlaşmanın değeri konusunda da bir esneklik mevcuttur. Taraflar isterlerse bu anlaşmayı bir metne dökmeyebilirler. Zira sorun çözülmüş ise amaç gerçekleşmiştir.

Varılan çözümün adi yazılı şekilde veya noter huzurunda resmi metne bağlanması da her zaman mümkündür. Kanunda tarafların anlaşmanın ilam niteliğinde belge sayılması bakımından özel bir düzenleme de yapılmıştır. Buna göre taraflar, arabuluculuk faaliyet sonunda bir anlaşmaya varırlarsa, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuşsa, asıl uyuşmazlık konusundaki görev ve yetki kurallarına göre belirlenecek mahkemeden, dava görüldüğü sırada arabuluculuğa başvurulmuşsa, davanın görüldüğü mahkemeden anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine dair şerh verilmesini talep edebilirler.  Bu şerhi içeren karar ilam niteliği taşır. İcra edilebilirlik şerhinin verilmesi çekişmesiz yargı işidir.

Arabuluculuğa müsait aile hukukuna ilişkin işlemlerdeki icra edilebilirlik işlemleri duruşmalı yapılır. İcra edilebilirlik şerhi verilmesi için mahkemeye başvurulması durumunda mahkeme tarafından verilen karara karşı istinaf yoluna gidilirse maktu harç alınır.

Aradığınızı Aşağıdaki Arama Motoruna Yazabilirsiniz

%d blogcu bunu beğendi: