Ücretin Korunması / İş Hukuku

Ücretin Korunması

İşçinin ücretini korumak amacıyla yapılan bazı düzenlemeleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Ücretin İşveren Lehine Kullanılamaması:

Ücretin işveren lehine kullanılacağına ilişkin anlaşmalar geçersizdir. Bunun sonucu olarak, işveren, ücret ödemesini, örneğin işçiye, belirli bir işyerinde veya kendi fabrikasında üretilen, satılan ya da dağıtımı yapılan ürünleri satın alma koşuluna bağlayamaz.

  • Ücretin Bir Kısmının Haczedilememesi:

İşçilerin aylık ücretlerinin 1/4’inden fazlası haczedilemez. Ancak, işçinin bakmak zorunda olduğu aile üyeleri için hakim tarafından takdir edilecek miktar bu paraya dahil değildir.

Nafaka alacaklılarının hakları saklıdır. Bu bağlamda, işçinin ücretinden nafaka borçlarının ödenmesinde herhangi bir haciz sınırlandırması söz konusu değildir.

  • Ücretin Bir Kısmının Devredilememesi:

İşçi, aylık ücretinin en fazla 1/4’ine kadar olan miktarını devredebilir. Bu sayede, işçiyi ve ailesini maddi sıkıntıya sokabilecek devirlerin önüne geçmek amaçlanmıştır. Nafaka alacaklılarının hakları saklıdır.

Devir yasağı sadece ücret için geçerlidir. Dolayısıyla, işçinin ücret niteliğinde olmayan maddi ve manevi tazminat alacakları gibi diğer alacakları herhangi bir sınır olmaksızın devretmesi mümkündür.

  • Ücretin Bir Kısmının Rehnedilememesi:

İş Kanunu’nda devir ve haciz yasağını düzenleyen 35. maddede rehin yasağına ilişkin bir bilgi yoktur. Fakat, Türk Borçlar Kanunu’na göre, işçilerin ücretinin 1/4’inden fazlası rehnedilemez.

Nafaka alacaklılarının hakları saklıdır. Ayrıca, gelecekteki ücret alacaklarının rehnedilmesi geçersizdir.

  • Ücretin Takas Edilememesi:

İşveren, işçiden olan alacağı ile ücret borcunu işçinin rızası olmadıkça takas edemez. Ancak, işçinin kasten sebebiyet verdiği yargı kararıyla sabit bir zarardan doğan alacaklar, ücretin haczedilebilir kısmı kadar takas edilebilir; yani, yapılacak takas, ücretin 1/4’inden fazla olamaz.

Yargıtay, işçinin ücretinden kanuna aykırı olarak takas ve mahsup yapılmasını işçi açısından haklı fesih sebebi olarak kabul etmiştir.

  • İşverenler Tarafından Ücretlerin Alt İşverenlere Yapılacak Ödemelerden Kesilerek Ödenmesi:

İşveren, alt işverene iş vermesi halinde, bunun işçilerinin ücretlerinin ödenip ödenmediğini aylık olarak kontrol etmekle ve varsa ödenmeyen ücretleri hak edişlerinden keserek işçilerin banka hesabına yatırmakla yükümlüdür.

İhale makamı tarafından ücretlerin müteahhit ve alt işverenlerin hak edişlerinden ödenmesine ilişkin getirilen özel düzenleme için dipnota bakabilirsiniz.

  • Ücretin Öncelikli Alacak Olması:

İcra ve İflas Kanunu’na göre, işçi ücretleri öncelikli alacaklardandır. İşverenin haczedilen mallarının satışından elde edilen paranın paylaştırılması için hazırlanan sıra cetvelinde ücret alacakları birinci sırada yer alı.

Ayrıca, işverenin iflası halinde, işçilerin iflasın açılmasından önceki 1 yıl içinde işleyen ücret ve para ile ölçülebilen diğer menfaatleri, rehinle güvence altına alınan alacaklardan sonraki sırada yer alır.

Diğer taraftan, bir işverenin üçüncü kişiye karşı olan borçlarından dolayı işyerinde bulunan tesisat, malzeme, ham, yarı işlenmiş ve tam işlenmiş mallar ve başka kıymetler üzerinde yapılacak haciz ve icra takibi, bu işyerinde çalışan işçilerin icra kararının alındığı tarihten önceki 3 aylık dönem içindeki ücret alacaklarını karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra, kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder.

  • İşçinin Ücret Garanti Fonundan Faydalanması:

İşsizlik Sigortası Kanunu’na göre işverenin konkordato ilan etmesi, işveren için aciz vesikası alınması, iflası veya iflasın ertelenmesi sebepleri ile işverenin ödeme güçlüğüne düştüğü hallerde, işçilerin 3 aylık ödenmeyen ücret alacakları Ücret Garanti Fonu’ndan ödenir.

  • Ücret Kesme Cezasının Sınırlandırılması:

İşveren toplu sözleşme veya iş sözleşmelerinde gösterilmiş olan sebepler dışında işçiye ücret kesme cezası veremez. Ücretlerden ceza olarak yapılacak kesintilerin işçiye derhal sebepleriyle beraber bildirilmesi gerekir. İşçi ücretlerinden bu yolda yapılacak kesintiler 1 ayda 2 gündelikten veya parça başına yahut yapılan iş miktarına göre verilen ücretlerde işçinin 2 günlük kazancından fazla olamaz.

  • İşçinin İşgörme Borcunu Yerine Getirmekten Kaçınma Hakkı:

ödeme gününden itibaren 20 gün içinde mücbir bir sebep dışında ödenmeyen işçi, işgörme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu sebeple kişisel kararlarına dayanarak işgörme borcunu yerine getirmemeleri sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez. Bu işçilerin iş sözleşmeleri sırf bu sebeple feshedilemez, yerlerine yeni işçi alınamaz, bu işler başkalarına yaptırılamaz.

  • Ücrette İndirim Yapılamaması:

Her türlü işte uygulanmakta olan çalışma sürelerinin yasal olarak daha aşağı sınırlara indirilmesi veya işverene düşen yasal bir yükümlülüğün yerine getirilmesi sebebiyle ya da bu kanun hükümlerinden birinin uygulanması sonucuna dayanılarak işçi ücretlerinden her ne şekilde olursa olsun eksiltme yapılamaz.

  • İşverenin Temerrüdü Halinde Ücret Ödenmesi:

İşveren, işgörme ediminin yerine getirilmesini kusuruyla engellerse veya edimi kabulde temerrüde düşerse, işçiye ücretini ödemekle yükümlü olup, işçiden bu edimini daha sonra yerine getirmesini isteyemez. Ancak, işçinin bu engelleme sebebiyle yapmaktan kurtulduğu giderler ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar ücretinden indirilir.

  • Taşınmaz İnşaatında Çalışan İşçilerin Kanuni İpotek Hakları:

Taşınmaz inşaatında çalışan işçilerin ücret alacakları için o taşınmaz üzerinde kanuni ipotek hakları vardır. İşçilerin bu kanuni ipotek hakkından önceden feragat etmeleri geçerli değildir.

Ragıp Karakuş, “İş Hukuku Ders Notu”, s. 48-50, www.ragipkarakus.com (19.09.2021).

Aradığınızı Aşağıdaki Arama Motoruna Yazabilirsiniz

%d blogcu bunu beğendi: