Ticaret Şirketleri / Şirketler Hukuku

Ticaret Şirketleri

Şirket Türleri

Ticaret şirketleri kanunda sınırlı olarak sayılmıştır. Kanunda sayılmayan yeni bir şirket türü oluşturulamaz. Bu şirketler, kollektif şirket, komandit şirket, anonim şirket, limited şirket ve kooperatiflerdir. Komandit şirketler, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler ve adi komandit şirketler olarak ikiye ayrılır.

Kollektif şirketler ve adi komandit şirketler şahıs şirketleridir. Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket, limited şirket ve anonim şirket sermaye şirketleridir.

Şahıs veya sermaye şirketi olmaya yeniden yapılandırmaya ilişkin sonuçlar bağlanmıştır.

Ticaret Şirketlerine Uygulanacak Hükümler

Her şirket türüne özgü hükümler saklı kalmak şartıyla, Türk Medenî Kanununun tüzel kişilere ilişkin genel hükümleri ile bu Kısımda hüküm bulunmayan hususlarda Türk Borçlar Kanununun adi şirkete dair hükümleri her şirket türünün niteliğine uygun olduğu oranda, ticaret şirketleri hakkında da uygulanır.

Sırasıyla;

  • Emredici kanun hükümleri
  • Şirket sözleşmesi hükümleri
  • Şirket türüne özgü emredici Türk Ticaret Kanunu hükümleri
  • Tüzel kişilere ilişkin Medeni Kanun hükümleri
  • Türk Borçlar Kanunu’nun adi şirketlere ilişkin hükümleri,
  • Türk Ticaret Kanunu’nun diğer hükümleri
  • Ticari örf ve adet hukuku kuralları uygulanır.

Tüzel Kişilik

Ticaret şirketleri tüzel kişiliği haizdir.

Öncelikle bir şirket esas sözleşmesi hazırlanır. Bu sözleşmede kurucuların imzaları onaylanır. Bazı ortaklıklarda izin alınması gerekir. Daha sonra ortaklık ticaret siciline tescil ve ilan edilir. Tüzel kişilik de bu tescil ile kazanılır.

Anonim ve limited şirketlerde sözleşmenin imzalanmasıyla tüzel kişiliğin kazanılması arasında geçen sürede ön ortaklık aşaması öngörülmüştür. Ön ortaklık aşamasında içi ilişkide ortaklık hükümleri, dış ilişkide adi ortaklık hükümleri uygulanır.

Tüzel kişilik doğumu ile birlikte hak ehliyeti kazanır. Ortaklık işlem yaptığında, ortaklık hak ve borçlara kendisi sahip olur.

Ticaret şirketinin bağımsız bir malvarlığı vardır. Getirilen sermaye ortaklara değil, ortaklığa ait olur.   

Tüzel kişinin merkezi, tüzel kişinin yerleşim yeridir. Tüzel kişinin merkezi ortaklık sözleşmesinde gösterilir.

Tüzel kişinin organları da tüzel kişilikle birlikte oluşur. Tüzel kişilik işlemlerini bu organlar aracılığıyla yaparlar.

Tüzel kişi adına yapılan işlemlerde şirketin ticaret unvanı kullanılır.

Tüzel kişilik kötüye kullanılır hale gelmişse, yani kanunun normal şartlarda izin vermediği bir işlem tüzel kişi perdesi arkasında yapılıyorsa, tüzel kişilik perdesi kaldırılır ve perdenin arkasına saklanan kişilerin sorumluluğuna başvurulabilir veya bu kişilerin kaçınmak istedikleri yükümlülüğü kabullenmesi sağlanır. Bu dürüstlük kuralı gereğidir. Dürüstlük kuralı istisnaen kullanılabilen bir kurumdur. Her tüzel kişinin perdesi aralanamaz. Bunun için kanunda gösterilen unsurların gerçekleşmesi gerekmektedir.

Eski kanunda ticaret şirketleri ancak işletme konusu çerçevesinde hak kazanıp borç altına girebilirlerdi. Yani hak ehliyeti işletme konusu ile sınırlanmıştı. Bu tür bir işlem, yoklukla hükümsüz olurdu. Artık bu ilke kabul edilmemektedir. Yeni kanuna göre tüm ticaret şirketleri, gerçek kişiye münhasır olan haklar ve borçlar dışında tüm hak ve borçları elde edebilirler. Ancak yeni kanuna göre de, ultra vires ilkesi sınırlı olarak korunmuştur. Kanuna göre, ticaret şirketinin işletme konusunun belirlenmiş olması gerekmektedir. Bu, işletme yöneticilerine işletme konusu içinde işlem yapma görevi yükler. Sonuç olarak; işletme konusu artık hak ehliyetinin sınırı değildir ama anonim ortaklıkta üçüncü kişi şirket yöneticisinin şirketin işletme konusu dışında işlem yaptığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa, işlem şirketi bağlamaz. Bu durumda yetkisiz temsile ilişkin hükümlere gidilir, işlem yoklukla hükümsüz olmaz.

Aradığınızı Aşağıdaki Arama Motoruna Yazabilirsiniz

%d blogcu bunu beğendi: