Sosyal Güvenlik Kavramı ve Sosyal Güvenlik Hukukunun Ortaya Çıkışı

Sosyal Güvenlik Kavramı ve Sosyal Güvenlik Hukukunun Ortaya Çıkışı

          İnsanın geleceğini güvenlik altına alma ihtiyacı “sosyal güvenlik” kavramı fikrini doğurmuştur. Sanayi toplumuna geçişle artmış olan sosyal güvenlik ihtiyacı tarihsel süreç içerisinde kendi çabası dışında toplumsal nitelikteki önlem ve tekniklerle karşılanma aşamasına ulaşmıştır. Hukuki ifadesini ilk defa ABD de Başkan Franklin D. Roosevelt zamanında çıkarılan 1935 tarihli Social Securitiy Act (Sosyal Güvenlik Kanunu) de bulmuştur. Ekonomik kriz sonrası 1932 de uygulamayı vadettiği ekonomik politika ile ulusal gelirin toplumun her kesimi arasında adil biçimde bölüşülmesi amaçlanmıştır ki bu politikaya “New Deal” adı verilir. Maddi olanakları az ve genellikle bağımlı çalışan sınıfların sosyal güvenliğe duydukları ihtiyaç daha fazla ve acildir. İktisaden ileri ülkeler yıllık brüt ulusal gelirlerinin %25 ile %30 nu sosyal güvenlik harcamalarına ayırabilmektedir. Yoksul ya da gelişmekte olan ülkeler de bu oran %5-10 civarında iken ülkemizde bu oran %11-12 civarındadır.

          Sosyal Güvenliğin değişik tanımları yapılmıştır. Bir tanıma göre, sosyal güvenlik bir ülke halkının bugünü ve yarınını güvence altına almayı amaçlayan ve birbiri arasında sıkı bir birlik ve uyum kurulmuş olan kurumlar bütünüdür. Bir başka görüşe göre, bir mesleki veya sosyal risk yüzünden geliri veya kazancı tehlikeye uğramış kişileri başkalarının yardımını istemeye lüzum bırakmaksızın, geçinme ve yaşama ihtiyaçlarını karşılayan sistemdir. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün yaptığı tanımlamaya göre sosyal güvenlik, halkın hastalık, işsizlik, yaşlılık, ölüm sebebiyle geçici ve sürekli olarak kazançtan yoksun kalması durumunda düşeceği yoksulluğa karşı, çocuk sayısının artması ve analık halinde korunmasına ilişkin alınması gereken önlemler sistemidir. Tanımlardaki ortak nokta, belli sayıdaki sosyal risklerin yol açtığı gelir kayıplarına ve gider artışlarına karşı bir ülkede yaşayan insanların ekonomik güvenliklerinin sağlanmasıdır. Sosyal güvenlik bir hukuk dalı olmaktan çok bir sosyal programlar bütünüdür. Asıl hedef insanların belirli sosyal risklere karşı ekonomik güvenliklerinin ve sosyal adaletin sağlanması ise de bunun içinde durmadan değişen kural ve ilkeler, türlü yöntemler ve önlemlerdir. Sosyal Güvenlik Hukuku, güçsüzleri koruyan, kişiler arasındaki ekonomik farklılıkları gidererek bunlara eşit fırsatlar yaratmaya çalışsan hukuktur.

Aradığınızı Aşağıdaki Arama Motoruna Yazabilirsiniz

%d blogcu bunu beğendi: