Sigorta Hukuku Soru ve Cevap (Prof.Dr Hacı Kara)

Prof.Dr Hacı Kara hocamızın hazırladığı sigorta hukuku soru ve cevapları sizlerin çalışmasına sunuyorum arkadaşlar. 30 soru ve cevaptan oluşan bu çalışma sizlere faydalı olacaktır. Aşağıda 2 soruyu örnek olarak sunuyorum devamına da en alttaki linkten ulaşabilirsiniz.

 

Sigorta Hukuku Soru ve Cevap

 

  1. Sorumluluk sigortasında taşıyanın sınırlı sorumluluğunun üzerinde sigorta yaptırması mümkün müdür?

Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.

Sigorta, sigortalının işletmesi ile ilgili sorumluluğu için yaptırılmışsa, sözleşmede aksine hüküm yoksa bu sigorta, sigortalının temsilcisi ile işletmenin veya işletmenin bir kısmının yönetiminde, denetiminde ve işletmede çalıştırılan kişilerin sorumluluğunu da karşılar. Bu durumda sigorta bu kişilerin lehine yapılmış sayılır (TTK m. 1473).

 

  1. Aktifin sigortası ve pasifin sigortası arasındaki farklar nelerdir?

       Zarar sigortasının amacı malvarlığının aktifinde yer alan azalma veya artma imkânının ortadan kalkması dolayısıyla meydana gelen zararın karşılanması ise, aktif zarar sigortası olarak nitelendirilir. Ev, otomobil, makine, gemi gibi bir mala ilişkin (malik menfaati gibi) menfaatin sigortası, alacak sigortası ve beklenen kârın sigortası, aktif zarar sigortalarıdır.

       Zarar sigortası malvarlığının pasifinde meydana gelen artışı teminat altına alıyorsa pasif zarar sigortası olarak nitelendirilir.  Kanuni borçlara karşı sigorta (mali sorumluluk sigortaları), akdi borçlara karşı sigorta (reasürans), zorunlu masraflara karşı sigorta (yeni değer sigortası), pasif zarar sigortalarıdır.

       Aktif zarar sigortalarında sigortacının ödemekle yükümlü olacağı tazminatın üst sınırını ifade eden sigorta bedeli, sigorta değerine eşit olmalıdır; sigorta değeri ise sigortalanan menfaatin değeridir. Buna karşılık pasif zarar sigortalarında, menfaat değeri yoktur. Zira bir kimsenin kanun ya da sözleşme gereği sorumlu olacağı tazminat ya da bir rizikonun gerçekleşmesi dolayısıyla yapmak zorunda kalacağı masraf miktarını önceden belirlemek mümkün değildir. Bu nedenle pasif zarar sigortalarında sigorta bedelinin sigorta değerine eşit olması ilkesi geçerli değildir. Rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortacının ödeyeceği tazminatın üst sınırını belirleyen sigorta bedeli, sözleşen taraflarca serbestçe belirlenir.

 

  1. Müsteşarlık, Genel İşlem Şartlarında değişiklik yaparsa, derhal yürürlüğe girer mi?

Sigorta genel şartları[1], Sigortacılık Kanunun 11/1. maddesinde[3] düzenlenmiştir. Sözleşmenin kurulmasından önce ve birden fazla sözleşme ilişkisinde kullanılmak üzere oluşturulmuştur. Bir sigorta türüne ilişkin genel ve soyut sözleşme düzenini gösteren sözleşme koşullarıdır. Sigortacı tarafından sigorta ettirene değiştirilmeden kabul edilmesi niyetiyle sunulur. Aynı türde birden fazla sözleşmenin akdinde kullanılmak üzere önceden hazırlanmış olan ve sözleşen taraflardan birinin diğer tarafa değiştirilmeden kabul edilmesi niyetiyle sunduğu sözleşme koşullarına “genel işlem şartı” denir. Buna göre sigorta genel şartları, “genel işlem şartları” niteliğindedir.

  • Genel işlem şartları Müsteşarlıkça onaylandıktan sonra yürürlüğe girer.
  • Lehe olan GİŞ hemen yürürlüğe girer (m. 1425/3).
  • Değişiklik prim alınmasını gerektiriyorsa 8 gün içinde prim farkı ödemeyi kabul etmeyen sigortalı hakkında eski GİŞ devam eder.

 

  1. Sigorta şirketleri olabilmenin koşullarını, gerekli izinleri, anonim şirket olma bakımından değerlendiriniz.

Anonim şirket şeklinde kurulacak sigorta ve reasürans şirketlerinde:

(1) kurucularının SK’nın 3. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde belirtilen nitelikleri haiz olması[4];

(2) hisse senetlerinin nakit karşılığı çıkarılması ve halka açık anonim şirketlerde halka açık olan kısım hariç olmak üzere tamamının nama yazılı olması;

(3) bir holding bünyesinde faaliyet gösterecek olması halinde, holding şirketinin

finansal  durumunun  da  sigortacılık  faaliyetlerini  idame  ettirmeye  yeterli  olması

zorunludur.

Sigorta veya reasürans şirketi kuruluş işlemlerinin tamamlanmasından itibaren bir yıl içinde ruhsat başvurusunda bulunmak zorundadır; aksi halde ticaret unvanlarında “sigorta şirketi” veya “reasürans şirketi” ibaresini kullanamazlar[5]. SK m. 5/1 hükmü uyarınca ruhsat vermeye yetkili makam, Hazine Ve Maliye Bakanlığı (Hazine Müsteşarlığı)’dır.

 

  1. Sigorta kuruluşu için izin bakımından AŞ ve Kooperatif farkını açıklayınız. Gümrük Bakanlığının iznine bağlanmasının eleştirisini yapınız.

Üyeleri dışındaki kişilerle sigorta sözleşmesi yapmayan kooperatif şeklinde kurulacak sigorta ve reasürans şirketlerinde ise:

(1) mütüel (karşılıklı) sigortacılık yapması;

(2) ortak sayısının ikiyüzden az olmaması;

(3) yöneticilerine herhangi bir ayrıcalık vermemesi zorunludur.

Kooperatiflerin, üyeleri dışındaki kişilerle sigorta sözleşmesi yapabilmesi, bu hususun ana sözleşmelerinde açıkça yer alması şartıyla Müsteşarlığın iznine tâbidir. Kooperatif üyeleri dışındaki kişilerle sigorta sözleşmesi yapılabilmesi için kooperatiflerin sermayelerini, Müsteşarlık tarafından belirlenecek miktara yükseltmesi zorunludur.

 

Soru ve Cevapların Devamı İçin Tıklayınız.

Aradığınızı Aşağıdaki Arama Motoruna Yazabilirsiniz

%d blogcu bunu beğendi: