8-Roma Hukuku Tarihi / Klasik Sonrası Devir ( Postklasik Devir MS. III. – VI. Yüzyıl)

ROMA HUKUK TARİHİ

KLASİK SONRASI DEVİR ( Postklasik Devir MS. III. – VI. Yüzyıl):

1- Iustinianus’tan Önceki Dönem: Mutlakiyet idaresinin tam anlamıyla hüküm sürdüğü bu dönemde imparatorun yanında başkalarının hukuk yaratması mümkün olmadığından artık klasik hukukçu özelliklerine sahip hukukçulardan söz etmek mümkün değildir. Bu dönemde hukuku oluşturan tek kaynak imparatorun iradesidir. Bu iradeyse imparator emirnameleriyle hukuk hayatına yansıyordu.

Sadece  yeni  kuralların  konulması  değil,  hukuki   meselelerin cevaplandırılması, hükme bağlanması ve hatta kanunların yorumlanması bile imparatorun işi olarak görülüyordu. Bu durum yeni kuralların tek bir kaynaktan çıkması nedeniyle birlik sağlamakta yararlı olmakla beraber hayatın yeni ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak kalmıştır. Iustinianus’a kadar olan dönemin belirgin bir diğer özelliği de hukuk malzemesinin bilinmesinde ve kullanılmasında çıkan sorunlardır.

IV. yüzyılın başlarında hukuk malzemesi iki büyük bölümden oluşuyordu: ius vetus ve leges. Bunlardan ius vetus, klasik hukukçuların eserlerinden oluşan ve uygulamada kullanılan hukuk malzemesidir. Leges ise, imparatorluğun başlangıcından itibaren çıkarılan emirnamelerdeki hukuktur. Bu iki yığının farklı hukuk kültürüne sahip hakimler tarafından kullanılması güçlük yarattığından bunları aşmak için 2 yola başvurulmuştur:

a- İmparator emirnamelerini toplayan çalışmalar yapıldı. Bu çalışmalardan ilk ikisi özel üçüncüsüyse resmidir.

  • Codex Gregorianus: İmparator Hodrianus’tan İmparator Diocletianus’a kadar olan emirnamelerin toplandığı kitaptır.
  • Codex Hermogorianus: Sadece İmparator Diocletianus’un emirnamelerinin derlendiği çalışmadır.
  • Codex Theodosianus: 16 kitaptan oluşan bu resmi çalışmayla İmparator Constantinus’tan İmparator Theodosianus’a kadar olan emirnameler bir araya getirilmiştir. 3000 kadar emirnameyi içeren bu codex, ilk iki codex’i tamamlayan bir derlemedir.

b- Klasik hukukçuların eserlerinin çokluğunun ve bunlardaki fikir ayrılıklarının oluşturduğu güçlükleri önlemek amacıyla bazı kanunlara sınırlamalar getirilmiştir:

  • 321 yılında İmparator Constantinus tarafından hukukçular Ulpianus ve Paulus’un hocaları Papinianus’un eserlerine ilişkin açıklayıcı notların kullanılması yasak edildi.
  • 426 yılında II. Theodosius tarafından çıkarılan bir kanunla sadece Papinianus, Paulus, Gaius, Modestinus ve Ulpianus adlı hukukçuların eserlerinde ileri sürdükleri fikirlerin bağlayıcı olduğu açıklandı. Bu 5 hukukçu arasında görüş farklılığı mevcutsa mahkeme çoğunluğun fikrine göre, görüş eşitliği durumundaysa Papinianus’un fikrine göre karar vermek zorundaydı. Sadece Papinianus’un fikir beyan etmediği hallerde hakim eşit görüşlerde istediğine göre karar vermek serbestisine sahipti.

2- Iustinianus Dönemi:

  • Corpus Iuris Civilis: İmparator Iustinianus döneminde 528-534 yılları arasında tamamlanmıştır ve 4 kitaptan oluşmaktadır. Bunlar imparator emirnamelerinin toplandığı codex, klasik hukukun derlendiği digesta, hukuk öğrenimi için bir hukuka giriş kitabı olan institutiones ve İmparator Iustinianus döneminde çıkarılan emirnamelerin bulunduğu novellae’dir.

a- Institutiones: Tarih itibariyle daha önce yapılan digesta’dan sonra Iustinianus bazı hukuk hocalarını hukuk öğrenimi için bir öğrenci kitabı hazırlamakla görevlendirdi. Bu hocalar Gaius’un Institutiones’ini esas almak ve başka klasik hukukçuların aynı niteliğe sahip kitaplarından yararlanmak suretiyle Iustinianus’un Institutiones’ini kaleme almışlardır. Institutiones, digesta gibi toplama ve derleme bir eserdir. Fakat bilgilerin nereden derlenmiş olduğu gösterilmemiştir. Gaius’un takip ettiği üçlü ayrıma uyularak hukuk bilgileri, · kişilere ilişkin hukuk (ius quod ad personas), · mallara ilişkin hukuk (ius quod ad res) ve · davalara ilişkin hukuk (ius quod ad actiones) adlı bölümlerde verilmekteydi. 533 yılında digesta ile birlikte yürürlüğe sokulan Institutiones kanun gücüne sahip bir ders kitabı niteliğindedir.

b- Digesta: 530 yılında Iustinianus klasik hukukçuların eserlerinden yapılacak derleme için bir kurul görevlendirdi. Bu kurul klasik hukukçulara ait eserlerden zamanın ihtiyaçları için kullanılabilecek olan parçaları derlemek, gerekli görülmeyenleri ayıklamak, çelişkileri ortadan kaldırmak ve eskimiş olan kavramlarda değişiklik yapmak yetkisiyle işe başladı.kurul klasik eserleri elden geçirerek metinlerde Interpolatio adı verilen değişiklikler yaptı. 533 yılında daha sonra yapılan Institutiones ile birlikte bir imparator emirnamesiyle yayınlandı.

Hiçbir hukukçunun eseri Digesta’ya tam olarak alınmamıştır. Belli bir konu klasik hukukçuların çeşitli eserlerinden alınmış metinlerin arka arkaya sıralanması şeklinde açıklanmıştır.

Digesta 50 kitaba ayrılmıştır. Her kitap fasıllara, fasıllarda parçalara bölünmüştür. Uzun parçalar paragraf şeklinde dizilmiştir. Her parçanın yanında o parçanın kimin-hangi eserinsen alındığı yazılmıştır.

c- Codex: İmparator Hodrianus’tan İmparator Iustinianus’a kadar olan süreç içinde çıkarılan emirnamelerin derlenmesinden oluşan kısımdır. Iustinianus’un kanunlaştırma hareketine 528 yılında imparator emirnamelerinin toplanmasıyla başlanmıştı. Bu tarihte bir kurul oluşturulmuş ve 529 yılında o zamana kadar yürürlükte bulunan ikisi özel birisi resmi codex’lerin yerine geçmek üzere bir codex yayınlanmıştı. Codex vetus, adı verilen bu codex’ten sonra Digesta, Institutiones ve elli karar ( İmparator Iustinianus’un elli kadar görüş ayrılığını çözüme bağladığı emirname) çıkarılmıştır. Bunlardan sonra codex vetus’un eskimiş olduğu anlaşılmış ve imparator emirnamelerinin yeniden elden geçirilerek toplanması yoluna gidilmiştir. 534 yılında yayınlanan bu Codex, Corpuc Iuris Civilis’in 3. kısmıdır. Codex 12 kitaba, kitaplar fasıllara, fasıllar da emirnamelere ayrılmaktaydı. Uzun emirnameler paragraflara bölünmüştü. Her emirnamenin başında çıkaran imparatorun adı, muhatabı ve yayın tarihi yer alır.

d- Novellae: Bu kısımda Iustinianus döneminde çıkarılmış olan emirnameler bulunmaktaydı. Yeni kanunlar anlamına gelen novellae bölümü Corpus Iuris Civilis’e daha sonra ilave edilmiştir. Iustinianus’un öngördüğü 3 kısımlık kanunname yayınlandıktan sonra özellikle miras hukukuyla ilgili 168 emirname biraraya getirilerek yayınlanmıştır. Emirnameler bablara, bablarda paragraflara ayrılmaktadır.

Ius Civile – Ius Honorarium: Bu hukuk ayrımı hukuku oluşturan kaynaklar bakımından yapılmaktadır.

Ius civile, Roma hukuk düzeninin geleneksel çekirdeğini teşkil eder. Bu öz, örf ve adetlerden, 12 levhada yer alan hukuk kurallarından ve bu kuralların yorumuyla elde edilen hükümlerden meydana gelmekteydi. Az sayıda çıkarılmış olan kanun ve senatus kararları da ius civile’ye dahil sayılmaktadır.

Ius honorarium, yargı işlerinde görevli olan preator’un faaliyet alanında ortaya çıkmış hukuk kurallarından oluşmaktaydı. Hukukun her alanında uygulanmak üzere yeni kurallar getiren praetor’ların imperium yetkisine dayanarak koydukları bu kurallar ile amaçlanan ius civile’yi ortadan kaldırmak değil, ona destek olmak ve onun sertliklerini yumuşatmaktı.

Ius Civile – Ius Gentium: Bu ayrım hukukun uygulanma alanı bakımından yapılmaktadır.

Ius civile, sadece Romalılara uygulanan hukuk anlamını gelmektedir. Romalılar için ius civile’ye tabi olmak bir ayrıcalıktı. Yabancılara ius civile’nin uygulanması mümkün değildi. Bunun nedeni ius civile’nin Roma halkının karakteri ve adetleri dikkate alınarak oluşturulmuş olmasıdır.

Romalılar yabancılarla olan ilişkilerinde veya yabancılar arsındaki münasebetlere uygulanmak üzere yeni hukuk kuralları yaratmışlardır. Ius gentium denen bu kurallar ilişkiye taraf olan kimselerin belirli bir kavme mensup olmalarından bağımsız olan kurallardır. Ius gentium kuralları, daha ziyade malvarlığı ilişkin hukuk ile borçlar hukuku alanında ortaya çıkmıştır.

Ius Publicum – Ius Privatum: Bu ayrım kamu hukuku – özel hukuk şeklinde yapılmaktadır.

Kamu hukuku, devletin durumuna ilişkin, özel hukuk ise fertlerin meselelerine ilişkin hukuktur. Kamu hukuku, hem devletin vatandaşlarıyla olan ilişkilerini hem de teşkilatını düzenlemektedir. Özel hukuk ise, fertlerin hareket edebilecekleri, başkalarıyla ilişkiye girebilecekleri alana ilişkin kuralları içerir. Kamu hukuku toplumun düzenini ön plana alır ve fertlerin uymak zorunda olduğu emredici kurallardan oluşur. Buna karşın özel hukuk, eşit düzeydeki fertlerin daha ziyade tamamlayıcı nitelikte bulunan kurallar çerçevesinde hareket imkanlarını ve özellikle de hukuki muamelelerle meydana getirebilecekleri sonuçları düzenlemektedir.

Roma Hukuku Bazı Ders Özetleri

Roma Hukukunun Diğer Ders Özetleri İçin Tıklayınız.

Aradığınızı Aşağıdaki Arama Motoruna Yazabilirsiniz

Sizin bu konudaki yorumunuz nedir?

%d blogcu bunu beğendi: