20 – Roma Borçlar Hukuku / Edim Kavramı ve Edim Tipleri (Dare, Facere, Praestare)

Edim Kavramı ve Edim Tipleri

Borç ilişkisinde borçlu alacaklıya bir avantaj sağlamak zorundadır. Borçlunun sağlayacağı bu avantaj borcun konusunu teşkil eder ve genel olarak “prestatio” olarak isimlendirilir. Praestare, mülkiyeti nakletmeden maddi bir malın verilmesini kapsar. Bu şekilde Roma alım-satımında başlangıçta satıcı, alıcının

satılan malın rahatça zilyet olmasını, ondan yararlanacak durumda bulunmasını sağlamaktadır.

Paulus’un metnine göre 3 tip ifa vardır. Bunlar dare, facare ve praestare’dir.

Dare, bir malın mülkiyetini nakletmeyi ifade eder. Dare borcu malın naklinin sonuçlarını yarattığı zaman tamamlanmaktadır. Edimin konusu alacaklının olmadıkça dare’den (mülkiyeti nakletmeden) ibaret olan ifanın borçlusu borcundan kurtulmamıştır. Dare borcu özellikle bir mülkiyet veya zilyetliği nakil borcunu belirtir.

Facare’nin anlamıysa daha geniştir. Bu terim her şeyden önce her tür işin yerine getirilmesini kapsayan genel bir davranışı belirtir. Borç, borcun konusunu oluşturan “yapmak” eylemi üzerinde yoğunlaşır. Bir elbisenin dikilmesi veya emanet edilen mücevherlerin saklanması gibi her türlü işin yapılmasını ifade eder. Facare yapmamak (non facare) gibi olumsuz şekilde de olabilir. Bir yerde inşaat yapmamak gibi. Talep edilebilir bir davranış olarak non facare bir borcun konusu olabilir ve kesin olarak facare kategorisine girer.

Praestare genellikle dare’yi kapsar. Romalılar bu terimi özellikle tazminat için kullanırlardı. Bir şeyden dolayı sorumlu olmak, bir zararı ödeme yükümlülüğü altına girmek gibi. Praestare kelimesi, borçlunun bazı eylemlerinin varlığı veya yokluğu hakkındaki yada bazı davranışların sonucu hakkındaki sorumluluğunu ifade eder. Praestare borcu bu şekilde dare veya facare borcunun yanında ikinci derece bir borçtur. Satıcı satılan malı teslim etmek (facare) ve ayrıca bu malda bazı niteliklerin olduğunu garanti etmek (praestare) yükümlülüğünün de altındadır.

Parça (Species) Borcu – Nevi (Genus) Borcu:

Paça borcu, yeryüzünde tek olan bir malın taahhüt edilmesidir. Eğer borçlunun vermekle yükümlü olduğu mal şu ev yada şu köle şeklinde belirtilmişse parça borcu vardır. Borçlanılan mal geniş bir eşya kategorisi içinden her hangi bir miktar ise veya türünün özellikleriyle belli olan bir mal ise nevi borcundan bahsedilir. İki fıçı şarap, 100 kg. buğday, 10 m. Kumaş söz konusu olduğunda buradaki borç nevi borcudur.

Nevi borçlarına en çok misli eşyada rastlanmaktadır. Misli eşya, ölçülebilen, tartılabilen veya sayılabilen eşyadır. Para, buğday, kumaş gibi. Bu mallarda bir malın yerini aynı cinsten bir diğeri alabilmektedir. Bunun karşıtı ferden tayin edilmesi gereken eşyadır. Bunlara da misli olmayan (gayrı misli) eşya denir. Bir ev yada bir köle gibi. Misli olmayan eşyalarda o maldan fiziki sayıda tek bir tane vardır, bu yüzden de bir malın yerini aynı cinsten bir diğeri alamaz.

Nevi borcu ile parça borcu arasındaki önem, edimin imkansızlığı durumunda ortaya çıkar. Parça borcunun konusu, borçlunun sorumlu olmadığı bir sebepten dolayı telef olursa borçlu borcundan kurtulur. Nevi borcunda borçlunun nevi borcu telef olmaz. Borçlunun nevi borcunu ifa için tahsis ettiği mallar borçlunun kusuru olmadan telef olursa borçlu borcundan kurtulmaz. Çünkü nevi borcuna konu olan mal tükenmez ve o malın benzeri bir mal daha olduğundan borçlunun borcu ortadan kalkmaz. Mesela borcun konusu 10 ton kömür ise ve bu 10 ton kömür borçlunun kusuru olmadan teslimden önce yanarsa borçlu başka bir 10 ton kömür bularak borcunu ödeyebilir. Halbuki parça borçlarında bu söz konusu değildir.

Roma Hukuku Bazı Ders Özetleri

Roma Hukukunun Diğer Ders Özetleri İçin Tıklayınız.

Youtube Kanalıma Abone olur musunuz? Kanalımda Hukuk Ders İçerikleri yanı sıra çeşitli konularda sohbetler paylaşıyorum arkadaşlarım arasına Abone olarak katılır mısın?

Sizin bu konudaki yorumunuz nedir?

%d blogcu bunu beğendi: