Müşterek Mülkiyet
Bu, kişilerin mal üzerinde değil, mala bağlı hak üzerinde mülkiyete sahip olmalarıdır. Ortada tek bir mülkiyet hakkı vardır, fakat bu mülkiyet hakkı paylara ayrılmıştır. Müşterek mülkiyet, miras yoluyla, şirket akdiyle, kişilerin ortak iradesiyle (ortak bir mal almaları) veya farkı kişilere ait malların karışması dolayısıyla ortaya çıkabiliyordu.
Müşterek malik, kendi payı üzerinde tasarruf edebilir, mesela hissesini satabilir veya üzerinde bir hak tesis edebilir. Bu payı devralan kimsede yine o oranda hak sahibi olurdu.
Bir irtifak tesisi veya müşterek kölenin azat edilmesi gibi hakkın tamamını ilgilendiren tasarruflarda müşterek malikler birlikte hareket etmeliydiler. Bir müşterek malikin mal üzerindeki tasarruflarına karşı diğer müşterek maliklerin veto hakkı mevcuttu.
Müşterek malikler anlaşamadıkları takdirde her zaman müşterek mülkiyetin sona erdirilmesi için dava açabilirlerdi. Burada müşterek malın paylaşımını praetor yapardı. Burada praetor bir ortak için bağımsız mülkiyet tesis edebiliyordu, bu kimsede diğer maliklere paylarının karşılığını öderdi. Müşterek malın değer kaybı olmaksızın paylaştırılabildiği hallerdeyse mal, payları nispetinde müşterek malikler arasında taksim edilir ve böylece her müşterek malik mal üzerinde payı nispetinde bağımsız mülkiyet elde ederdi. Praetor, malın tamamının 3.kişiye satılarak elde edilen bedelin müşterek malikler arasında paylaştırılması yoluna da gidebilirdi.