İfanın Konusu Nedir?
  1. Ana Sayfa
  2. Borçlar Hukuku (Genel)

İfanın Konusu Nedir?

İfanın Konusu

 

1.İfanın konusu kural olarak, borçlanılan şeydir. Borçlu neyi borçlanmışsa onu ifa etmek  zorundadır.  Dolayısıyla, borçlanılan şey ifa edilmedikçe geçerli bir ifadan bahsedile Ve borç sona ermez. Ancak bu kuralın istisnaları bulunmaktadır. Tarafların anlaşması ile borçlanılan şeyden başka bir şeyin verilmesiyle de geçerli bir ifa yapılabilir. Bu durumda tarafların ifa safhasına gelmeden önce ayrıca bir anlaşma yaparak ifa konusunu başka bir şeye dönüştürmeleri gerekir. Bu anlaşma çeşitli şekillerde olabilmektedir.

 

2-   Borçlu borçlandığı edimi bütün olarak ifa etmek zorundadır.

Bütünüyle  ifa  için  alacağın  “muayyen”  (belirli)  ve  “muaccel”  (vadesi  gelmemiş) olması gerekir. Muayyen ve muaccel bir alacak varsa, kural bütünüyle ifadır ve alacaklı kısmi ifayı kabul etmeye mecbur değildir. Ancak menfaati varsa alacaklı bunu da kabul edebilir.

Edim niteliği itibariyle bölünebiliyorsa, kısmi ifa mümkündür. Öte yandan TBK m. 84(1) gereği, alacaklı kısmi ifayı kabule kural olarak mecbur değildir. Ancak bazı hallerde alacaklı kısmi ifayı kabule mecburdur:

  • Taraflar kısmi  ifa  yapılabileceği  konusunda  önceden  açık  veya  örtülü  olarak anlaşmışlarsa,  alacaklı  kısmi  ifayı  kabule  mecburdur.  Kısmi  ifayı  kabulden  kaçınırsa,  ifa edilmek istenen kısım için alacaklı temerrüdüne düşer.
  • Borç taksitlere bağlanmış olup da, henüz taksitlerin tamamı muaccel olmuş değilse, alacaklı muaccel kısmın ifasını kabule mecburdur. Bu husus TBK m. 84 hükmünün zıt anlamından anlaşılmaktadır. Mesela, satılan bir malın satış bedelinin 3 ayrı vadede ve 3 ayrı taksitte ödenmesinin kararlaştırılması böyledir. Bu durumu, aynı sözleşme sebebiyle muhtelif tarihlerde doğacak ayrı alacakların ifası ile karıştırmamak gerekir. Kira borçları böyledir. Burada her ay yeni bir borç doğmakta ve bu ifa edilmektedir. Bunun kısmi ifayla bir ilgisi yoktur.
  • Alacağın bir kısmı ihtilaflıysa, ihtilaflı olmayan kısım ifa edilebilir ve alacaklı bu ifayı kabule mecburdur.
  • Bazı hallerde borçlunun sunduğu kısmi ifayı reddetmek, dürüstlük kuralına aykırı Bu takdirde alacaklı dürüstlük öneriyi kısmi ifayı kabule mecburdur. Mesela, edimin çok büyük miktarlarda olması ve bir defada ifanın çok zor olması durumu böyledir.
  • Kanunun özel hükümleri kısmi ifayı tanıyorsa, alacaklı bunu kabule mecburdur. Mesela, TTK m. 709/b.2’ye göre poliçe hamili kısmı ödemeyi reddedemez.
  • Alacaklı ister rızaen isterse de mecburen kısmi ifayı kabul etmiş olsun, burada ifa edilen miktar nispetinde borç sona erer. Başka bir deyişle, borçlu ifa ettiği kısma ait borcundan kurtulur.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

Yazar Hakkında