İddia (Savunma) ve Somutlaştırma Yükü / Medeni Usul Hukuku

İddia (Savunma) ve Somutlaştırma Yükü

İddia,  bir davada tarafların talep ve karşı taleplerini, dayandırdıkları vakıalara ilişkin beyanlarıdır. Sadece davacının değil, davalının beyanları da iddia olarak değerlendirilmektedir. Davalının savunması da davacının iddiasına karşı bir iddiadır.

Bir davada hakkın doğumunun bağlandığı vakıaları karşılayacak somut vakıaları ileri sürme yüküne “iddia yükü” denir. İddia yükü taraflarca getirilme ilkesinin bir onucu olarak ortaya çıkmıştır.

Tarafların, davadaki maddi meseleye ilişkin olup bir hukuk normunun aradığı koşul vakıalara karşılık gelen somut vakıaların varlığını mahkemeye bildirme, ileri sürme konusundaki ödev, iddia yükü olarak ileri sürülmektedir. İddia yüküne kısaca, tarafın talebini haklı kılacak, hukuk kuralının gerektiği maddi vakıaları mahkeme önüne getirme yükü diyebiliriz. Bir davada nem taşıyan her türlü vakıa mutlaka iddia edilmelidir. Herkesçe bilinen vakıaların ispat edilmesine gerek olmaması iddia edilmeyeceği anlamına gelmez.

Kanuni karinelerin söz konusu olduğu durumlarda da karineden hareketle ispatlanmış sayılacak olan somut vakıaların iddia yükü mevcuttur. Ayrıca bir vakıa iddia edilmeden ispata ihtiyaç duyulup duyulmayacağı da anlaşılmaz.

İddia yükünün diğer bir görünümü de inkâr ve savunma yüküdür. Davalının inkar dışında savunma yapmak istediği durumlarda savunmasını haklı çıkaracak vakıalarını cevap dilekçesinde ileri sürme yükümlülüğüne “savunma yükümlülüğü” denir. Hiç kimse kural olarak savunma yapmaya zorlanamaz. Davalının davaya süresi içerisinde cevap vermemesi “inkar” anlamına gelir.

Bir mahkemeden talepte bulunan kişinin bu talebine dayanak olacak somut vakıaları ortaya koymalı, iddia etmelidir. İddia yükü kural olarak, ispat yükünü taşıyan taraftadır. Ancak ispat yükü altında olmayan taraf da iddia yükü altında olabilir.

Bir davada haklı olarak çıkabilmek için bir iddiayı sadece genel hatlarıyla ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddianın, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. Somutlaştırma yükü genel anlamda, tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve dilekçenin verilmesi aşamasındaki görünümüdür. Bir vakıa somutlaştırılmadan, o vakıa hakkında ispat faaliyetine girişilmesi, savunma yapılması ve değerlendirme yapılması mümkün değildir. Örneğin arabama çarptılar ya da karşı taraf borcunu ödemiyor şeklinde bir iddia somutlaştırılmamış bir iddiadır.

Somutlaştırmak; bir iddiayı zaman, mekân kişi, oluş, şekli gibi unsurlarıyla algılamaya anlamaya ve tartışmaya ispata elverişli şekilde ortaya koymaktır. Bir davada haklı çıkmak için bir iddiayı sadece genel hatlarıyla ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddianın, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekan, ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir.

Somutlaştırma yükü; kural olarak iddia yükünü taşıyan taraftadır. Ancak istisnai durumlarda karşı tarafın yardımına ihtiyaç duyulabilir. Karşı taraf somutlaştırma yükü bakımından bu yükü erine getirmek zorundadır.

İddia ve somutlaştırma yükü üzerine düşen taraf bunu yerine getirmedikçe lehine karar elde etmesi mümkün değildir.

Aradığınızı Aşağıdaki Arama Motoruna Yazabilirsiniz

%d blogcu bunu beğendi: