İdari Yargıda Tam Yargı Davası Nedir? Özellikleri Nelerdir?
  1. Ana Sayfa
  2. İdari Yargılama Hukuku

İdari Yargıda Tam Yargı Davası Nedir? Özellikleri Nelerdir?

TAM YARGI DAVASI

A. Genel Olarak

Anayasa’ya göre, idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür (AY m. 125/7). Tam yargı davası, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından zararın giderilmesini sağlamak amacıyla açılan davadır (m. 2/1-b). İptal davası ile amaçlanan, idarenin hukuka aykırı işlem veya eylemlerinden zarar gören kişilerin zararının giderilmesidir. Bu yönüyle, tam yargı davası, adli yargıdaki tazminat davasının bir benzeridir. Fakat idari yargılama hukukunda “tazminat davası” şeklinde bir dava türü yoktur. Kanunun bazı maddelerinde “tazminat davası” ifadesi kullanılsa da, bununla kast edilen, tam yargı davalarıdır.

Yukarıda da belirttiğimiz üzere, tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar da İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda ayrı bir idari dava türü olarak belirtilmiştir (m. 2/1-b). Her ne kadar kanunda ayrı bir dava türü olarak belirtilmiş olsa da, idari sözleşmelerden doğan davalar, tam yargı davasının özel bir türü olarak kabul edilmektedir. Başka bir ifadeyle, idari sözleşmelerden doğan davalar, niteliği itibariyle bir tam yargı davasıdır. Dolayısıyla, idari sözleşmeler de tam yargı davasının konusunu teşkil eder.

B. Tam Yargı Davasının Özellikleri

İptal davasının özellikleri şunlardır:

Tam Yargı Davasının Konusu İdari İşlemler, İdari Eylemler ve İdari Sözleşmelerdir: Tam yargı davası; idari işlemler, idari eylemler ve idari sözleşmelerden doğan zararın giderilmesi amacıyla açılır. Dolayısıyla, davanın konusu idari işlemler, idari eylemler ve idari sözleşmelerdir.

Tam Yargı Davasında Zarar Giderilmesi Talep Edilir: Tam yargı davasının amacı idari işlemler, idari eylemler veya idari sözleşmelerden doğan zararın giderilmesidir. Tam yargı davasında idari işlemlerin iptali talep edilemez; fakat ileride değineceğimiz üzere, tam yargı davasının, iptal davası ile birlikte açılması da mümkündür.

Tam Yargı Davası Subjektif Niteliği Ağır Basan Bir Davadır: Tam yargı davası, kişisel hakların zarara uğraması sebebiyle açılır. Başka bir ifadeyle, bu davanın davanın açılmasındaki amaç, kişisel zararların giderilmesidir. Bu yönüyle, bu dava, sübjektif niteliği ağır basan bir davadır.

Tam Yargı Davası Özel Etkilidir: Tam yargı davasında verilen karar, herkese değil, sadece davanın taraflarına etki eder. Başka bir ifadeyle, verilen karardan herkes değil, sadece davacı yararlanır.

Tam Yargı Davasında Hak İhlali Şartı Aranır: Tam yargı davası, idari işlem, eylem veya sözleşmeler sebebiyle kişisel hakları doğrudan ihlâl edilenler tarafından açılır (İYUK m. 2/1-b). İptal davası için menfaat ihlali gerekli ve yeterliyken; tam yargı davası için mutlaka hak ihlali şartı aranır. Hak ihlali, menfaat ihlali kavramına göre daha dar, daha az kapsamlı bir kavramdır. Malvarlığında azalma, malvarlığının artması gerekirken artmaması, kârdan yoksun kalınması, cismani veya manevi bir zarar meydana gelmesi birer hak ihlali durumudur.

Salt İdari Eylemlerden Doğan Tam Yargı Davasında, Önce İdareye Başvurulması Gerekir: İleride detaylıca ele alacağımı üzere, herhangi bir idari işleme dayanmayan salt idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların tam yargı davası açmadan önce, kural olarak, belirli bir süre içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir (İYUK m. 13/1). Aksi takdirde, mahkeme, dilekçelerin görevli idare merciine gönderilmesine karar verir (m. 15/1-e).

İdari Sözleşmeden Doğan Tam Yargı Davası, Özel Hukuk Kişilerine Karşı da Açılabilir: İdari sözleşmelerden kaynaklanan tam yargı davaları, sadece idareye değil, sözleşmenin tarafı olan özel hukuk kişilerine karşı da açılabilir.

Tam Yargı Davasının Sonuçları

a) Davanın Reddi: Tam yargı davası usulden reddedilirse, dava açma süresi henüz dolmadıkça, giderilmesi mümkün usuli eksiklikler giderilerek yeniden açılabilir. Fakat tam yargı davası esastan reddedilirse, davacı, aynı sebebe dayanarak yeni bir dava açamaz.

b) Davanın Kabulü: Tam yargı davasında davacının dava konusu hakkının ihlal edildiğine kanaat getirilirse davanın kabulüne karar verilir ve idarenin davacıya tazminat ödemesine hükmedilir. Tam yargı davasında hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren en geç 30 gün içinde yatırılmalıdır. Bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur (İYUK m. 28/2).
Tam yargı davalarında ve vergi uyuşmazlıklarına ilişkin davalarda idarece, mahkeme kararının tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süreye 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiz ödenir. Ancak mahkeme kararının davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasında geçecek süre için faiz işlemez (m. 28/6).

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

Yazar Hakkında