İdari Yargı Düzeni İle Adli Yargı Düzeni Arasında Görev Dağılımı
  1. Ana Sayfa
  2. İdari Yargılama Hukuku

İdari Yargı Düzeni İle Adli Yargı Düzeni Arasında Görev Dağılımı

İDARİ YARGI DÜZENİ İLE ADLİ YARGI DÜZENİ ARASINDA GÖREV DAĞILIMI

1) İdari Yargı Düzeninin Görev Alanına Giren Uyuşmazlıklar

*idarenin idari nitelikteki işlem, eylem ve sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkları çözmek amacıyla kurulmuştur.

İdari işlemler, idarenin idare hukuku alanında hukuki sonuç doğuran irade açıklamalarıdır.

İdari eylemler, idarenin bir iş ve oluş amacıyla gerçekleştirdiği pratik faaliyetlerdir.

İdari işlemler hukuki planda bir değişiklik bir sonuç yaratmaya yöneldikleri halde, idari eylemler daha ziyade maddi alemde bir değişiklik yaratmaya yönelmektedir.

İdari sözleşmeler, iki taraflı hukuki işlemlerdir. Amacı kamu hizmetinin yürütülmesidir.

*İdarenin taraf olduğu sözleşmenin idari sözleşme sayılabilmesi için ya sözleşmenin konusunun bir kamu hizmetinin yürütülmesiyle ilgili olması ya da sözleşmede idareye üstünlük ve ayrıcalıklar tanınması gerekir.

*İdari işlem, eylem ve sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar kural olarak idari yargının görev alanına girmektedir.

2) Adli Yargı Düzeninin Görevine Giren İdari Uyuşmazlıklar

Kanunla Adli Yargı Düzeninin Görevine Dahil Edilen Uyuşmazlıklar

*Kanun koyucu asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini adli yargıya veremez. Bunu AYİM yapar.

Normalde idari yargının görev alanına girdiği halde adli yargının görevli sayılmasına ilişkin kanunları şu şekilde sıralayabiliriz;

-Kamulaştırma işlemine karşı açılan iptal davası hariç 2942 sayılı kamulaştırma kanununun uygulanmasından doğan davalar

-5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca verilecek idari yaptırım kararlarına yapılacak başvurularda, Sulh Ceza Hakimlikleri görevlidir.

 

Yargısal İçtihatlarla Adli Yargı Düzeninin Görevine Dahil Edilen Uyuşmazlıklar

Fiili Yol Olarak Kabul Edilen Durumlardan Kaynaklanan Uyuşmazlıklar

Fransız hukukunda fiili yol kavramanın ortaya çıkışı Krallık Rejimine kadar gerilere gitmektedir.

*2 halde fiili yol teorisine başvurulabilecektir. Birincisi kişisel bir nitelikte bir temel hak veya özgürlüğün ihlali halinde, ikincisi ise mülkiyet hakkına yönelik açık ve ağır bir ihlalin varlığı halinde.

-İdarenin Özel Hukuk Sözleşmelerinden Doğan Uyuşmazlıklar

*İdarenin taraf olduğu her sözleşme idari sözleşme değildir. Özel hukuk ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkları çözme görevi de idari yargı yerlerine değil, adli yargı yerlerine aittir. Örneğin, abonman sözleşmeleri(doğalgaz, elektrik, su), kamu ihale sözleşmeleri, öğrencilerle yapılan burs ve kredi sözleşmeleri.

İdarenin özel hukuk sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar adli yargı yerlerinin görevine girmekle birlikte, sözleşmeden ayrılabilir nitelikteki idari işlemler idari yargı yerlerinin görevine girer.

-Kamu İktisadi Teşebbüslerinin Özel Hukuka Tabi Faaliyetlerinden Doğan Uyuşmazlıklar

Kamu iktisadi teşebbüsleri birer kamu tüzel kişisidirler. Kamu tüzel kişilerinin faaliyetleri idari niteliktedir ve idare hukuku kurallarına tabidir. Ancak bu durum KİT’ler için tam olarak geçerli değildir.

KİT’lerin üçüncü kişilerden mal ve hizmet satın alırken veya üçüncü kişilere mal ve hizmet satarken yaptığı sözleşmeler özel hukuk sözleşmesi sayılmaktadır. Dolayısıyla bu uyuşmazlıklar adli yargıda çözümlenir.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

Yazar Hakkında