İcra Hukukunda “İtirazın Kesin Kaldırılması”

İTİRAZIN KESİN KALDIRILMASI

Talep eden: Alacaklı

Karşı taraf: Borçlu

Görevli Mahkeme: İcra mahkemesi

Yetkili Mahkeme: Takibin yapıldığı yer

Süresi: İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 6 aylık hak düşürücü süreye tabidir İtirazın kesin kaldırılması bir dava değildir, icra hukukuna özgü hukuki bir yoldur ve ödeme emrine karşı borca itiraz edilmesi halinde mümkündür.

Gecikmiş itirazın kabulünden sonra ve ihtiyati hacizde esas takipte gönderilen ödeme emrine itiraz halinde alacaklı 7 gün içinde bu yola başvurulmaz ise hacizler hükümsüz kalır. Alacaklı elinde madde 68’ de sayılan belgelerden biri mevcutsa bu yola başvurabilir.

a) Kayıtsız ve şartsız borç ikrarı içeren borçlunun imzasını ikrar ettiği adi senet Borçlu bu belge altındaki imzasını açıkça ikrar edebileceği gibi, senede dayalı takiplerde ödeme emrine karşı imzasını açıkça inkar etmediği durumlarda da mümkündür. Borçlunun imzasını taşımayan fatura, makbuz, faks veya fotokopi bu belge kapsamı içerisine girmez.

b) Kayıtsız ve şartsız para borcu ikrarı içeren Onaylama ve Düzenleme biçiminde noter senetleri

Adi senet altındaki imza inkar edilirse alacaklı itirazın kaldırılması yoluna gidemezken, noter senetlerinde borçlu imzasını inkar etse bile yinede bu yola başvurulabilir.

c) Resmi daire ve yetkili makamların yetkileri dahilinde düzenlediği borç ikrarı içeren
belgeler

Aciz vesikası ve rehin açığı belgesi bu belgelere örnek olarak gösterilebilir.

d) Kredi kurumlarının düzenledikleri belgeler

Ayrıca borçlu itirazın kaldırılmasında alacaklının ileri sürmüş olduğu belgelere karşı bir belge ile ispat faaliyeti içerisine girmesi gerekir. Belgeyle ispatı mümkün olmayan senedin hata, hile, ikrah sonucu verildiği veya senedi düzenlerken fiil ehliyetinin bulunmadığı, malın ayıplı olduğu gibi itirazlar ileri sürülemez. Ancak zaten belgeyle ispatı mümkün olmayan yetki itirazı, takip veya taraf ehliyetinin bulunmadığı veya aciz vesikası üzerine yeni mal edinmediği gibi itirazları mahkemece incelenebilir belge aranmaz. Borçlu itirazın kaldırılması aşamasında ödeme emrinde bildirdiği sebeplerle bağlıdır ve yeni itiraz sebebi ileri süremez. Ancak senet metninden anlaşılabilecek nitelikteki itirazları her zaman ileri sürebilir.

Örneğin; zamanaşımı, senedin tahrif edildiği veya vade gibi.

Talebin reddi: Mahkemede yapılan inceleme sonunda talebin reddine karar verilirse, alacaklı artık takibe devam edemez. Ancak borçlunun, kesin bir hükümle borçlu olmadığını tespit edilmiş olmaz ve alacaklı dilerse genel mahkemelerde alacak davası açabilir. Ayrıca talebin esasa ilişkin nedenlerle reddi halinde, borçlunun talebi üzerine mahkeme alacaklıyı reddedilen miktarın %20’sinden aşağı olmayan tazminata mahkum eder (alacaklının kötüniyeti aranmaz).

Talebin kabulü: Mahkemece yapılan inceleme sonunda talebin kabulüne karar verilirse, itirazın kesin kaldırılmasına karar verilir ve alacaklı takibe kaldığı yerden devam eder. Ancak verilen karar borçlunun kesin hükümle borçlu olduğunu tespit etmez ve borçlu ayrıca genel mahkemelerde menfi tespit davası açabilir.

Ayrıca talebin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde, alacaklının talebi üzerine mahkeme borçluyu haksız çıktığı miktarın %20’sinden aşağı olmayan tazminata mahkum eder.

Borçlu bu kararın kendisine tefhim veya tebliğinden itibaren 3 gün içinde mal beyanında bulunur.

Aradığınızı Aşağıdaki Arama Motoruna Yazabilirsiniz

Youtube Kanalıma Abone olur musunuz? Kanalımda Hukuk Ders İçerikleri yanı sıra çeşitli konularda sohbetler paylaşıyorum arkadaşlarım arasına Abone olarak katılır mısın?

%d blogcu bunu beğendi: