Borç İle Borç ilişkisi Kavramları ve Arasındaki Farklar
  1. Ana Sayfa
  2. 2.Sınıf

Borç İle Borç ilişkisi Kavramları ve Arasındaki Farklar

BORÇ VE BORÇ İLİŞKİSİ KAVRAMLARI

Borç ilişkisi dar anlamda “borç” kavramını, geniş anlamda “borç ilişkisi” kavramını karşılamaktadır. Dar anlamda borç kavramı ise para borçlarını ifade etmektedir.

Borç: Alacaklının borçludan istemeye yetkili olduğu, borçlunun da yerine getirmek zorunda bulunduğu bir tek edimi, yani bir tek alacak veya borcu içeren hukuki ilişkiye borç veya dar anlamda borç ilişkisi denir. Tek bir edim yükümlülüğünü içerir.

Borç ilişkisi: Alacaklı ile borçlu arasında bir veya daha çok alacak hakkı ile bazı ikincil (tali) hakları ve borçları içeren bir hukuki ilişkidir. Alacak hakları, ilke olarak asıl alacak hakkı ile yan alacak haklarıdır.

İkincil haklar ise yenilik doğuran haklar ile def’i haklarıdır. Borçlar da asıl borçlar, yan borçlar ve yan yükümler olarak üçe ayrılır. Asıl borç asli edim yükümlülüğünü, yan borç yan edim yükümlülüğünü, yan yükümlülük de koruma yükümlülüğü ile ifaya yardımcı yükümlülükleri ifade eder.

Yani borç ilişkisi; asıl alacak hakkı ile yan alacak hakkını, tali hakları ve asli edim yükümlülüğü ile yan edim yükümlülüğünü ve yan yükümlülükleri içeren bir hukuki ilişkidir.

Borç ilişkisi alacaklı ile borçlu arasında mevcut hukuki durum ilişkiler bütününü ifade eder. Bir tek alacak ve borçtan ibaret geniş anlamda borç ilişkisi ancak istisnai durumlarda olabilir. Örnek olarak haksız fiillerden doğan tazminat alacağı, bağışlama sözverisi, faizsiz ödünç sözleşmesini gösterebiliriz.

Borç ilişkisi ikincil hakları (düzenleme hakları) da kapsar. Bu ikincil haklar arasında özellikle yenilik doğuran haklar (fesih, geri alma, dönme, seçimlik haklar) ile def’i haklarını (ödemezlik def’i, zamanaşımı def’i) saymak gerekir.

Borç ilişkisi alacaklı ile borçlu arasında mevcut “sürekli bir çerçeve ilişkisi”dir. İçerdiği yükümlülüklerden, yani borçlardan biri ifa edilse, bir yenilik doğuran hak kullanılmak suretiyle sona erdirilse, bir def’i hakkı ileri sürülse bile borç ilişkisi varlığını sürdürür.

Borç ilişkisinin içeriği veya tarafları değişebilir. Borç ilişkisi bir bütün olarak bir başkası tarafından üstlenilebilir, başka bir kişiye devredilebilir, asli yükümlülükler sona erse bile sözleşme sonrası yükümlülükleri devam edebilir.

Borç ilişkisi istenilen amaçla sınırlıdır. Amaç asıl borçların tam ve doğru olarak yerine getirilmesi, böylece alacaklının tatmin edilmesidir.

BORÇ İLE BORÇ İLİŞKİSİ ARASINDAKİ FARKLAR

Doğum anı yönünden: Borç, borç ilişkisiyle aynı anda veya daha sonra, bazı hallerde borç ilişkisinin sona erdiği anda, bazen de borç ilişkisinden sonra, belirli bir unsurun eklenmesiyle doğar.

Kapsam yönünden: Borç ilişkisi, kural olarak birden çok alacak ve borcu kapsar. Oysa borç her zaman bir tek alacak hakkı ile bir tek edim yükümlülüğünü içerir. İstisnai de olsa borç ilişkisi bazen bir tek alacak hakkından ibaret olabilir.

Borç ilişkisi asli hakların yanında ikincil hakları da kapsayabilir. Edim yükümlülüğünün yanında yan ve özellikle koruma yükümlülüklerini kapsar. Borç ilişkisinin kapsamı borca oranla daha geniştir.

Devir yönünden: Karşı tarafın rızası olmadan borç ilişkilerinin, özellikle sözleşmenin devri mümkün değildir. Ancak bu ilke mutlak değildir. Buna karşılık, bir tek alacağın, karşı tarafın rızasına gerek kalmadan bir başkasına devri mümkündür.

Sona erme yönünden: Borç; ifa, ibra, yenileme, takas, alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesi, ifanın sonradan kusursuz olarak imkânsız hale gelmesi ve zamanaşımı gibi sebeplerle sona erer. Borç ilişkisi ise ancak; bozma, ortadan kaldırma sözleşmesi, taraflardan birinin ölmesi, ayırt etme, gücünü kaybetmesi, iflas etmesi, öngörülen sürenin gelmesi, fesih, dönme, geri alma, iptal ve bütün bireysel borçların ifa edilmesi ile sona erer.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

Yazar Hakkında