Basit Yargılama Usulü / Medeni Usul Hukuku

Basit Yargılama Usulü

HMK iki temel yargılama usulü düzenlemiştir. Yazılı yargılama usulü ve basit yargılama usulüdür. Esasen asliye hukuk mahkemelerinde yazılı yargılama usulü, sulh hukuk mahkemelerinde, iş mahkemelerinde ve icra mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır.

Sulh hukuk mahkemelerinde özel düzenleme olmadıkça basit yargılama usulünün uygulanacağı açık kanun hükmü iken basit yargılama usulüne tabi işlerin her zaman sulh hukuk mahkemesinde görüleceği ile ilgili bir hüküm bulunmamaktadır.

a) Sulh hukuk mahkemelerinin görevine giren dava ve işler.

b) Doğrudan dosya üzerinden karar vermek konusunda kanunun mahkemeye takdir hakkı tanıdığı dava ve işler.

c) İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz, delil tespiti gibi geçici hukuki koruma talepleri ile deniz raporlarının alınması, dispeççi atanması talepleri ve bunlara karşı yapılacak olan itirazlar.

ç) Her çeşit nafaka davaları ile velayet ve vesayete ilişkin dava ve işler.

d) Hizmet ilişkisinden doğan davalar.

e) Konkordato ve sermaye şirketleri veya kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin açılacak davalar.

f) Tahkim hükümlerine göre, mahkemenin görev alanına giren dava ve işler.

Basit Yargılama Usulünün Özellikleri

A. Davanın Açılması ve Davaya Cevap

Basit yargılama usulünde dava ve davaya cevap verilmesi taraflara kolaylık sağlanması amacıyla hazırlanan basit matbu formların doldurulması suretiyle olur.

Basit yargılama usulünde cevap süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak zorunlu sebeplerle bu süreye ek olarak iki hafta daha verilebilir. Basit yargılama usulünde replik ve düplik dilekçesi verilmez.

Basit yargılama usulünde iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı, yazılı yargılama usulünden farklı olarak, dava açılmasıyla ve cevap dilekçesinin verilmesiyle başlar.

Bu usulde de taraflar ellerinde bulunan delilleri dilekçelerine eklemek, başka yerden getirtilmesi gereken deliller içinde bilgi vermek zorundadırlar. Eksik olan deliller için yazılı yargılama usulünde verilen iki haftalık süre basit yargılama için öngörülmemiştir.

B. Ön İnceleme ve Tahkikat

Ön inceleme ve tahkikat dosya üzerinden yapılması mümkünse taraflar duruşmaya çağrılmadan dilekçe ve deliller dikkate alınarak karar verilebilir. Özel düzenlemeler olmadıkça basit yargılama usulünde de asıl olan duruşma yapılmasıdır. Kanunlar da duruşmasız da karar verilebileceği, hâkimin duruşma yapıp yapmamakta serbest olduğu gibi düzenleme varsa duruşmasız da yapılabilir.

Dosya üzerinden karar verilebileceği bir durum söz konusu değilse ya da dilekçenin verilmesinden sonra dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar verilemiyorsa ya da usule ilişkin bir eksiklik olmayıp yargılamanın esasına girmek gerekiyorsa, bu durumda ön inceleme yapar.

İlk olarak dava şartları ve ilk itirazları ardından da hak düşürücü süreleri ve zamanaşımını inceler. Daha sonra tarafların iddia ve savunma çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tespit ederek tarafları sulh ve arabuluculuğa teşvik eder. Tüm bu işlemler tutanağa geçirilir ve tahkikat bu tutanağa göre yürütülür.

Ön incelemeden sonra istisna durumlar haricinde en fazla iki duruşmada yarılama tamamlanmak zorundadır. Duruşmalar arası da en fazla bir ay olmalıdır.

Yazılı yargılama usulünden farklı olarak, işlemden kaldırılmasına karar verilen dosya yenilemeden sonra tekrar takipsiz bırakılırsa dava açılmamış sayılır.

Basit yargılama usulüne atıf yapılan durumlarda bazı özel düzenlemeler varsa eğer önce bu özel hükümlerin daha sonra HMK da bulunan genel hükümlerin uygulanması gerekir.

C. Hüküm

Tahkikat tamamlandıktan sonra ayrıca sözlü yargılama öngörülmemiştir. Hâkim tahkikat tamamlandıktan sonra son beyanları alır, yargılamanın sona erdiğini bildirerek hükmünü tefhim eder. Hakim eğer karar vermek mümkünse hemen hükme ilişkin tüm huşuları gerekçesi ile birlikte tutanağa geçirtir ve tefhim eder. Bunun güç olduğu durumlarda duruşmaya ara vererek bir değerlendirme yapıp duruşmanın ikinci celsesinde kararını açıklayabilir.

Zorunluluk sebebiyle hüküm tam olarak tefhim edilmiyorsa kısa karar tefhim edilir. Bir ay içerisinde gerekçeli karar yazılarak tebliğe çıkarılır.

Paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi için satıl yapılması gereken durumlarda hâkim satış için bir memur görevlendirir.

Aradığınızı Aşağıdaki Arama Motoruna Yazabilirsiniz

%d blogcu bunu beğendi: