AB’ye Doğru İlk Adım ve AB’nin Kurulması

AB’NİN KURULMASI

1-AB’ye doğru ilk adım: Avrupa Tek Senedi (ATS)

-ATS’ye temel teşkil eden ilk girişim, Avrupa Siyasi İşbirliği şeklinde formüle edilen ve ortak dış politikayı esas alan girişimdi.

-2. Girişim, Avrupa Konseyi Stuttgart (Solemn) Deklarasyonu oldu. Siyasi kültüler hukuki vb işbirliğini esas alıyordu.

-Devamında, Altiero Spinelli’nin “AB Kuruluşuna ilişkin Antlaşma Taslağı” gündeme geldi. Taslak, ekonominin yanında siyasi entegrasyonun da sağlanması gerektiğini belirterek, çeşitli alanlarda yetkilerin üye devletlerden birliğe devredilmesini öngörüyordu. Ancak, üye devletlerin kaygıları nedeniyle hayata geçirilemedi.

-Süregelen reform tartışmaları kapsamında James Dooge başkanlığındaki komite, Avrupa topluluklarının Avrupa Birliği’ne dönüştürülmesini, tek pazarın kurulmasını ve Avrupa kimliğinin dışarıda tanıtılmasını önerdi.

-Son olarak Jacgues Delors, Beyaz Kitap adlı reform çalışmasında, iç pazarın kurulması gerektiği, üye devletler arasında sınırların kaldırılması ve mevzuat farklılıklarını gecikmeden giderilmesi gerektiğini savunuyordu.

-Bu girişimlerin ardından, Avrupa Siyasi İşbirliği içeren antlaşma ile AT antlaşmalarında değişiklik getiren hükümler, Avrupa Tek Senedi adı altında birleştirilerek, kabul edildi.

-ATS ile, iç pazar hedefine bağlı olarak AT kurumlarını işleyişi iyileştirilmiştir. Avrupa Konseyi ilk olarak bu antlaşmada düzenlenmiştir. Avrupa Parlamentosunun yetkileri arttırılmış, yargıda İlk derece mahkemesi kurulmuştur.

-ATS; Avrupa Siyasi İşbirliği aracılığıyla dış politika konusunda da işbirliği yapılmasına ilişkin önemli hükümle getirmiştir.

 

2-AB’nin kurulması: Maastricht Antlaşması

Doğu Avrupa’daki Komünist rejimlerin yıkılması, Doğu-Batı Almanya’nın birleşmesi gibi gelişmeler, daha kapsamlı bir reform sürecine girilmesini gerekli kılmıştır. Bundan hareketle, 7 Şubat 1992’de Maastricht’te imzalanan Avrupa Birliği Antlaşması’yla (ABA) 1 Kasım 1993’te yürürlüğe girmiştir. Getirdiği yenilikler:

  • ABA, AB’nin 3 sütununu oluşturmuştur.
  • Sütun: AKÇT, AET; AAET gibi kuruluşları bir araya getiren, Topluluklar, Ekonomik ve Parasal birlik Politikası (Ulus-üstü nitelik, bütünleşme doğrudan etki, üstünlük gibi özellikleri içerir)
  • Sütun: Ortak Dışişleri ve Güvenlik Politikası (ODGP)
  • Sütun Adalet ve İçişlerinde İşbirilği Politikası (AİİP) (2 ve 3. Sütun ise, hükümetler arası işbirliği mekanizmasına göre çalışması öngörülmüştü)

-Yetkili organ olan Konsey’in kararlarını oybirliğiyle alması, ancak uygulamaya ilişkin tedbirleri nitelikli çoğunlukla alması öngörüldü.

-1. Sütundaki kararlar, yüksek dereceğe bir bütünleşme olduğundan nitelikli çoğunluk yöntemiyle, 2 ve 3, sütun gibi hassa alanlarda ise kararları oybirliği usulüyle ortak eylem ve ortak tutum gibi hukuki araçlarla alması sağlanmıştır.

 

Yeni genişleme sürecine hazırlık: Amsterdam ve Nice Antlaşmaları

AB’nin Orta, doğu, ve Güney Avruap Devletlerini içine almasına yönelik genişleme arayışları, diğer taraftan AB’nin karar mekanizmalarının köklü bir biçimde değiştirilerek, hantal ve etkisiz bir yapıya dönüşmesinin engellenmesi için girişimler ortaya çıktı.

 

1-Amsterdam Antlaşması:

Avrupa Zirvesine’ne sunulan Westendorp Raporu, AB’yi genişlemeye hazırlamak için önemli kurumsal reformların gerekli olduğuna dikkat çekilmiştir. 2 Ekim 1997’de imzalanıp, 1 Mayıs 1999’da yürürlüğe giren anlaşma, önemli yenilikler getirmiştir.

Önemi

Demokrasi, insan hakları gibi konularda ortak temel ilkeler kanunlaştırılıp, üye devler açısından bağlayıcı hale getirilmiş, bunların devamlı ihlali halinde üyelik haklarının askıya alınması düzenlenmiş, aday tüm ülkelerin bu ilkelere uyması gerektiği belirtilmiştir.

 

2-Nice Antlaşması

Amsterdam’da çözümü ertelenen sorunlara yönelik olarak 26 Şubat 2001’de imzalanıp, 1 Şubat 2003’te yürürlüğe girmiştir. Getirdiği yenilikler:

  • Konsey’de nitelikli çoğunlukla karar alınabilen alanlar genişletilip, nitelik çoğunluğun tanımı yapılmıştır.
  • Parlamentonun maksimum üyes sayısı 732 olarak belirlenmiştir.
  • Yargıda, Uzmanlaşmış Yargı Daireleri kurmanın yolu açılmıştır
  • Ortak Dışişleri ve Güvenlik Politikası’nın askeri ve savunma konuları dışında kalan alanlarda da yakın işbirliği esas alınmıştır.

 

Avrupa Birliği’nin Reformu: Lizbon Antlaşması

AB için bir anayasa başlığı etrafında yoğun tartışmalar yürütülmüş, “Avrupa için Bir Anayasa Oluşturan Antlaşma” 29 Ekim 2004’te tüm üye devletler tarafından imzalanmış ancak Fransa ve Hollanda’da gerçekleştirilen referandumlarda reddedilmesi üzerine yürürlüğe girememiştir.

-Bunun üzerine Lizbon Antlaşması ile, “Kurucu Antlaşmaları değiştiren Anayasa metni” kabul edilmiştir. 1 Ocak 2009’da yürürlüğe girmesi öngörülen anlaşma, İrlanda’da ilk referandumda reddedilse de, 2. Referandumda kabul edilerek yürürlüğe girdi.

Önemi:

Nice Antlaşmasıyla başlayan AB reform süreci, yoğun müzakereler sonucu Lizbon Antlaşmasının yürürlüğe girmesiyle sona ermiştir. Lizbon, sürecin son antlaşması olduğu için Reform Antlaşması olarak adlandırılmıştır.

 

Getirdiği yenilikler:

  • AB’nin üç sütunlu yapısı, tek çatı altında toplanmıştır. Topluluk yerine Birlik kelimesi kullanılarak, Avrupa Birliği adı altında tüzel kişili olan tek bir kurumsal çerçeve oluşturulmuştur.
  • Avrupa Konseyi ve Avrupa Merkez Bankası’na AB Kurumu statüsü verilmiştir.
  • AB’nin dış politika alanında güçlü bir aktör olabilmesi için “AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi” makamı oluşturuldu.
  • Ortak Karar usulü, olağan yasama usulü adın aldı.
  • Nitelikli çoğunluk, esas oylama yöntemi haline geldi.
  • Ulusal parlamentoların, Birliğin karar alma sürecine katılımı arttırılmıştır.
  • AB Temel Haklar Şartı’nın bağlayıcılığı kabul edildi ve Birliğin AİHS’e taraf olması kararlaştırıldı

Üye devletlerin AB’den ayrılma hakkı ilk kez düzenlendi. 

Aradığınızı Aşağıdaki Arama Motoruna Yazabilirsiniz

%d blogcu bunu beğendi: