27-Taraf Değişikliği

Taraf Sıfatı

                      Davacı tarafta yer alan taraf için aktif taraf sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Sıfat, dava konusu sübjektif hak ile taraf arasındaki ilişkidir. Davacı olarak taraf sıfatına sahip olabilmek için dava konusu hakkın sahibi olmak gerekir.

                      Kamu yararı sebebiyle bazı hallerde taraf sıfatı olmadığı halde savcıya dava açabilme imkânı tanınmıştır. Örneğin savcı evliliğin butlanını dava edebilir. Burada savcının sübjektif bit hakkı bulunmamaktadır.

                      Davalı sıfatına sahip olmak ise dava konusu hakkın pasif süjesi olmayı gerektirir. Alacak davasında davalı o alacağın gerçek borçlusuna aittir. Borcun devrinden sonra artık borçluya dava açılamaz.

                      Taraf sıfatı dava şartı değildir. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girilmeden tespit edilemez. Oysa dava şartı davanın esasına girilmesini engelleyen bir niteliktir.

 

Taraf Değişikliği

                      Davalarda taraf değişikliği, taraflardan birinin yerine üçüncü kişi veya kişilerin geçirilmesi şeklinde olabileceği gibi, taraflardan birinin yanına üçüncü kişi ya da kişilerin katılması şeklinde olabilir. Taraf değişikliği;

  • Dava esnasında meydana gelen olaylar nedeniyle zorunlu olarak (Örneğin ölüm)
  • Dava dilekçesinde gerçek tarafın yanlış ya da eksik gösterilmesi sebebiyle davanın reddini engellemek için tarafların anlaşmasıyla yapılabilir.

                      Bazı durumlarda dava dilekçesinde gösterilen tarafların adlandırılmasında hata yapılabilir. Bu hatalar maddi hata kapsamında düzeltilebilir. Açık yazım ve hesap hataları maddi hata kapsamındadır.

 

                      Kanuni Taraf Değişikliği

                      Kanunda öngörülen veya düzenlenen hallerde yapılması gereken taraf değişikliğidir. Kanuni taraf değişikliğinin bazı hallerinde tarafların talebi olmasa bile hâkim resen harekete geçer. Örneğin davanın devamı sırasında taraflardan birisinin ölmesi halinde diğer taraf talep etmese dahi, ölen tarafın mirasçıları onun yerine davaya devam eder. Yine dava esnasında taraflardan birisinin ölümü halinde, mirasçı henüz mirası kabul etmediği gibi reddetmemişse gecikmesinde sakınca olan hallerde ölen tarafın yerine kayyım atayabilir. Ölen kişinin yerine kayyım atanması da kanuni taraf değişikliğidir.

                      Bazı hallerde kanuni taraf değişikliği tarafların işlemleriyle de gerçekleşebilir. Örneğin dava esnasında dava konusunun devredilmesi halinde, davacı devralan kimseye davaya devam etmek isterse taraf değişikliği mümkündür.

                      Kanuni taraf değişikliğinde, karşı tarafın ya da davaya çekilecek kimsenin rızasına gerek olmadığı gibi hâkiminde iznine gerek yoktur. Bu durumda yeni taraf eski tarafın kaldığı yerden davaya devam eder. Eski tarafın yaptığı işlemler geçerliliğini korur.

                     

                      İradi Taraf Değişikliği

                      İradi taraf değişikliği kurul olarak tarafların anlaşmasıyla yapılan taraf değişikliğidir. İradi taraf değişikliğinde davanın taraflarından birisinin davanın tarafı olmaktan çıkarılması, onun yerine üçüncü kişi veya kişilerin geçirilmesi ya da tarafların birinin yanına üçüncü kişi veya kişilerin katılmasıdır. Bazen hukuki ya da fiili yanılgı sonucu davanın taraflarının yanlış ya da eksik belirlenmesi mümkündür. Bu durumda taraf değişikliğine gidilmezse davanın reddedilerek gerçek davacı tarafından gerçek davalıya açılması gerekecektir. İşte dava açılırken davanın tarafının yanlış veya eksik belirlenmesi halinde, bu hatanın telafi edilmesi için taraf değişikliği yapılması gerekir. İradi taraf değişikliği davanın yeniden açılmasını engellemek ve usul ekonomisi için getirilmiştir. Örneğin şirket tüzel kişiliği yerine şirket ortağının açtığı davada, ortağın yerine şirketin geçirilmesi, tüzel kişiliği olamayan ortaklığa karşı açılan davada ortaklık yerine ortakların geçirilmesi, kefile karşı açılan alacak davasında, borçlunun kefilin yanın katılması. Taraf katılımının yapıldığı tarafta tek bir kimse varsa dava arkadaşlığı meydana gelir. Buna karşılık katılımın gerçekleştiği tarafta birden fazla kimse mevcutsa, katılım suretiyle bu tarafta genişleme meydana gelir.

                     İradi Taraf Değişikliğinin Yapılması

 

                                Davanın taraflarından birisinin davanın tarafı olmaktan çıkarılması, onun yerine üçüncü kişi veya kişilerin geçirilmesi ya da tarafların birinin yanına üçüncü kişi veya kişilerin katılması şeklinde yapılır. HMK ya göre idari taraf değişikliği üç şekilde yapılabilir.

  1. Karşı tarafın Rızasıyla: HMK 124 e göre bir davada taraf değişikliği karşı tarafına rızası ile mümkündür. Bu rızanın açık olması gerekir. Bu şekilde yapılan değişiklikte tarafın yanlış gösterilmesinin sebebi aranmaz. İradi taraf değişikliğinde davalı taraf ile davacı tarafın değişiklik halleri arasında fark vardır. Davacı tarafta değişiklik yapılırken karşı tarafın rızası yeterli değildir. Davaya katılacak olan yeni davacının rızası olmadan davacı tarafta sadece davalı tarafın rızasıyla değişiklik yapılamaz. Davalı tarafta değişiklik için ise eski davalının rızası yeterlidir.
  2. Hâkimin İzni İle: Önce karşı tarafın rızası alınmaya çalışılmalıdır. Eğer karşı tarafın rızası alınırsa hâkimin iznine gerek kalmaz. Ancak karşı tarafın rızasının mümkün olmadığı hallerde taraf değişikliğinin yapılması hâkimden istenebilir. Hâkimin taraf değişikliğine karar verebilmesi için taraf değişikliği talebinin, maddi bir hatadan kaynaklanması ve dürüstlük kuralına aykırı bulunmaması gerekir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliğini kabul edebilir.
  3. Yeni Bir Tarafın Önceki taraf Yerine Davaya Girmesi: İradi taraf değişikliği yapılarak taraflardan birinde mecburi ve ihtiyari dava arkadaşlığı meydana getirilmesi mümkündür. İhtiyari dava arkadaşlığında dava arkadaşların birisi eksik gösterilmişse, bu kişiye karşı ayrı bir dava açılarak daha sonra davalar birleştirilebilir. Ancak bu şekilde ayrı dava açılması ve bunların birleştirilmesi yerine iradi taraf katılı yolu ile ihtiyari dava arkadaşlığı meydana getirilmesi mümkündür.

 

İradi Taraf Değişikliğinin Hukuki Niteliği ve Sonuçları

                      İradi taraf değişikliğinin hukuki niteliği konusunda üç görüş bulunmaktadır. Bunlar; dava değişikliği görüşü, ilk davanın geri alındığı ve yeni dava açıldığı görüşü ve iradi taraf değişikliğinin kendine özgü usul hukuku kurumu olduğu görüşü.

                      İradi taraf değişikliğinin etkisine gelince; yeni tarafın hiçbir şekilde etkili olmadığı, itiraz edemediği işlemler, yeni taraf bakımından etki doğurmamalıdır. Özellikle hatalı açılmış, yanlış açılmış bir davanın olumsuz sonuçları yeni tarafın üzerine yüklenmemelidir. Eski tarafın ihmal ettiği savunmalardan yeni taraf mahrum bırakılmamalıdır.

                      Davacı tarafta iradi taraf değişikliğinden sonra, davadan ayrılan kişi bakımından davanın geri alınmasına ilişkin hükümler geçerli olacaktır. Eski davacı bakımından davanın açılmasıyla doğan sonuçlar doğmamış sayılacaktır. Bu kişi bakımından taraf değişikliğine karşı tarafın izin vermesi ya da hâkimin izni üzerine dava açılmamış sayılacak dava derdest olmaktan çıkacaktır. Dava açılmasının sonuçları eski davacı bakımından ortadan kalkacaktır. Zamanaşımı, hak düşürücü süre, davalı eski davacı tarafından temerrüde düşürülmemiş olacaktır.

                      Yeni davacı bakımından iradi taraf değişikliğinin etkisine gelince, yeni davacı bakımından dava şartları yeniden incelenmelidir. Yeni davacı bakımından davanın ne zaman açılmış sayılacağı sonucuna gelince, ilk davanın açıldığı tarih, yeni davacı için kabul edilemez. Yeni davacı bakımından davanın açıldığı tarih olarak, onun davaya davacı olarak katılacağı konusunda rızasını bildirdiği tarih esas alınmalıdır.

                      Davalı tarafta değişiklik söz konusu ise,  burada da eski davalı bakımından davanın açılmasıyla meydana gelen sonuçlar, eski davalı bakımından hiç doğmamış sayılır. Zamanaşımı, hak düşürücü süre

                      Yeni davalı bakımından davanın açılmasının sonuçları, taraf değişikliğinin yapıldığı tarih esas alınarak belirlenir. Temerrüt, davalı taraftaki değişiklik üzerine başlar, yine zamanaşımı da yeni davalı taraf için taraf değişikliği esas alınarak belirlenir. Dava şartları ve ilk itirazlar yeni davalı bakımından yeniden incelenir.

                      Eski davalı bakımından derdestlik, davacının taraf değişikliği talebine rıza gösterdiğini beyan ettiği tarihte sona ermiş olur. Yeni davalı bakımından derdestlik, davaya onun katılmasıyla birlikte doğmuş sayılır.

 

İradi Taraf Değişikliğinde Yargılama Giderleri

                      HMK 124 göre hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder. Eski davalı lehine yargılama giderlerine hükmedilmesi için bu kişinin aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermemiş olması gerekir. Taraf değişikliği üzerine davanın tarafı olmaktan çıkarılan kişi lehine yargılama giderlerine hükmedilmesi için, davanın esası hakkında hüküm verilmesinin beklenilmesine gerek bulunmamaktadır. Taraf hangi anda davanın tarafı olmaktan çıkarılmış ise o an esas alınarak yargılama giderlerine hükmedilmelidir. Tarafın izni üzerine yapılan taraf değişikliğinde, izin anı esas alınarak yargılama giderleri hesaplanır.

Medeni Usul Hukuku Bazı Ders Özetleri

Medeni Usul Hukukunun Diğer Ders Özetleri İçin Tıklayınız.

Youtube Kanalıma Abone olur musunuz? Kanalımda Hukuk Ders İçerikleri yanı sıra çeşitli konularda sohbetler paylaşıyorum arkadaşlarım arasına Abone olarak katılır mısın?

2 thoughts on “27-Taraf Değişikliği

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: