25-Medeni Usul Hukukunda “Taraf ve Ehliyet”

TARAF ve EHLİYET

 

                      Dava iki taraf sistemi üzerine kurulmuştur. Davalı ve davacı. Davalı ve davacı sıfatı aynı kişide birleşirse dava sona erer. Davacı veya davalı tarafta birden fazla kişi varsa dava arkadaşlığı söz konusu olur. Davada üçüncü bir taraf yoktur. Fer’i müdahil davacı veya davalı yanında yer alarak onlara yardımcı olur. Asli müdahil ise davanın taraflarına karşı yeni bir dava açar. Bu davanın davacı tarafında kendisi, davalı tarafında ise ilk davanın tarafları yer alır. 

                      Davacı ve davalı eşit koşullar altında, eşit hak ve yetkilere sahiptir. Buna silahların eşitliği ya da hâkim karşısında eşitlik denir.

                      Davacının iddiası haklı görülürse lehine hüküm verilir, davalı haklı görülürse davacının talebi reddedilir.

                      Davada taraf kavramıyla ilgili üç teori vardır. 1. Maddi hukukla ilgili maddi taraf kavramı, 2. Usul hukukuyla ilgili şekli taraf kavramı 3. Malvarlığı davalarında tasarruf yetkisini açıklayan fonksiyonel taraf kavramı.

 

                      Davada taraf kavramı bakımından benimsediğimiz şekli taraf kavramına göre, taraf; mahkemeden kendi adına hukuki koruma talep eden (davacı) ve kendisine karşı hukuki koruma talep edilen (davalı) kimsedir. Davada taraf olarak gözüken kişi gerçekte davada taraf olmayabilir. Davalının taraf konumunda oluşu onun tamamen davacı tarafından davalı olarak gösterilmesi nedeniyledir. Bir kimsenin taraf olabilmesi için dava dilekçesinde davacı veya davalı olarak gösterilmesi yeterlidir. Davanın isim benzerliği nedeniyle bir başka kişiye tebliğ edilmiş olması onu taraf haline getirmez.

                      Taraf davada açık kimliği ile gösterilir, tereddüde mahal bırakmayacak şekilde belli olmalıdır. Kim olduğu bilinmeyen kişiye karşı dava açılamaz. Tarafların kimlik bilgileri dava dilekçelerinin zorunlu unsurlarındadır. Bu bilgilerin eksik olması halinde davacıya mahkeme tarafında bir haftalık kesin süre verilerek bu eksikliği tamamlatılması sağlanır. Aksi halde dava açılmamış sayılır.

 

Taraf Ehliyeti (Medeni hukuktaki hak ehliyetinin karşılığıdır)

                      Taraf ehliyeti dava şartıdır. Davanın her aşamasında hâkim tarafından incelenir. Taraflar da davanın sonuna kadar bunu ileri sürebilirler. Bir davada taraf olabilme, usuli hukuki ilişkinin süjesi olabilme ehliyetidir. Taraf ehliyetine sahip olan kimseler, davada davacı veya davalı olarak yer alıp geçerli bir şekilde usul işlemlerini yapabilirler. Bu nedenle taraf ehliyeti usuli bir kavramdır. Medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir. Yani gerçek ve tüzel kişiler, ayırt etme gücü olamayan bir kişi hatta bir bebek bile taraf ehliyetine sahiptir.

                      Dava açıldığında taraflardan birisi taraf ehliyetine sahip değilse ve davaya bu şekilde devam edilmiş ise bu dava taraf ehliyetinin olmayışı nedeniyle kural olarak reddedilmeli, verilen hüküm bozulmalıdır.

                      Davacının ölmüş olan kişiye karşı açtığı dava, taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle reddedilmeden taraf değişikliği yapılmak suretiyle ölenin mirasçılarına karşı sürdürülmelidir.

                      Taraf ehliyeti davanın başında mevcut olmakla birlikte dava esnasında ortadan kalkmışsa bu durumda dava hemen reddedilmez. Dava esnasında taraflardan birisi ölürse, ölen tarafın mirasçıları tespit edilmeli, mirasçılara tebligat yapılabilmesi için sağ kalan taraf süre verilerek dava ertelenmelidir. Mirasçılara karşı davaya devam edilmezse dava taraf ehliyetinin sona ermesi sebebiyle reddedilir. Dava konusu sadece öleni ilgilendiriyorsa bu takdirde taraf ehliyetinin bulunmaması sebebiyle dava sona erer. Ancak dava konusu sadece öleni değil de mirasçıları da ilgilendiriyorsa davaya devam edilir.

                      Taraf ehliyetinin yokluğunda hüküm verilmiş ise verilen hükümdeki bu eksiklik kanun yollarına başvurularak iptal edilir Ancak hüküm kesinleşmiş ise gidilebilecek olağanüstü bir kanun yolu da bulunmamaktadır.

 

Dava Ehliyeti (Medeni hukuktaki fiil ehliyetinin karşılığıdır)

                      Dava ehliyeti, tarafın bir davayı bizzat veya yetkilendirdiği kişi ile yürütebilme ve geçerli taraf usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyetine sahip olan kişi davayı yürütebilir ve usuli işlemleri yapabilir. Dava ehliyeti medeni hukuktaki fiil ehliyetinin karşılığıdır. Bu nedenle dava ehliyeti dendiğinde, kişinin ergin ve ayırt etme gücüne sahip olduğu anlaşılır. Ayırt etme gücü olmayanların yani tam ehliyetsizlerin dava ehliyeti yoktur. Sınırlı fiil ehliyetine sahip olanlar ise dava ehliyetini ancak kanuni temsilcileri aracılığıyla kullanırlar. Ancak ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar kişilik haklarıyla ilgili hakları kullanmak da kanuni temsilcilerinden izin almak zorunda değillerdir. Bazı hallerde de kısmi fiil ehliyetine sahip olanlar dava ehliyetine sahiptirler. Bunlar kendilerine sulh mahkemelerince bir meslek veya sanatla uğraşması için açık veya zımnen izin verilen kişi bu sanatla ve meslekle ilgili konularda tasarruf yetkisine sahiptir. Bu tür izin verilen hallerde küçük veya kısıtlı tam fiil ehliyetine ve dava ehliyetine sahiptir.

                      Tüzel kişilerde dava ehliyetine sahiptirler, bu ehliyetlerini organları aracılığıyla kullanırlar.

Medeni Usul Hukuku Bazı Ders Özetleri

Medeni Usul Hukukunun Diğer Ders Özetleri İçin Tıklayınız.

Youtube Kanalıma Abone olur musunuz? Kanalımda Hukuk Ders İçerikleri yanı sıra çeşitli konularda sohbetler paylaşıyorum arkadaşlarım arasına Abone olarak katılır mısın?

4 thoughts on “25-Medeni Usul Hukukunda “Taraf ve Ehliyet”

Sizin bu konudaki yorumunuz nedir?

%d blogcu bunu beğendi: