15- Roma Hukuku / İrade Bozuklukları (Hata, Hile, Tehdit)

İradenin Teşekkülündeki Bozukluklar

İradenin oluşumundaki bozukluklar saik hatası, hile ve tehdittir olmak üzere 3 tanedir:

1- Saik Hatası:

Bu hata tipinde irade oluşurken hata edilmektedir. Başka bir deyişle iradeyle beyan arasında farklılık yoktur. Saik hatasında irade ile beyan arasında uygunluk vardır fakat irade hatalı oluşmuştur. Mesela çiçekçiden annesine doğum gününde hediye etmek üzere bir demet karanfil alan A, eve giderken annesinin doğum gününü yanlış hatırladığını fark eder. Burada saik hatası vardır ve buna dayanarak akdi iptal etmek mümkün değildir. Buna karşılık A, gül almak isterken yanlışlıkla karanfil demişse bu beyan hatasıdır ve iptale hak verebilir.

Kural olarak hukuk saik hatasını dikkate almaz yani saik hatası muameleyi hükümsüz kılmaz. Ana kural bu olmakla beraber muamelenin lüzumlu özelliklerinde hata edilmişse saik hatası dikkate alınmaktadır.

Mesela bir kimse kendisine teklif edilen kaplama yüzüğü saf altından zannederek satın alması halinde malın vasıflarında önemli hata yapıldığı kabul edilmektedir. Saik hatasının esaslı hata niteliğinde görülmesi için vasıf hatasının hataya düşen taraf yönünden önemli olması gerektiği kadar dürüstlük kuralına göre de akdin vazgeçilmez niteliğinde bulunması icap etmektedir. Saik hatasında hukuki muamele için vazgeçilmez olan bir duruma ilişkin bulunmalıdır. 

2- Hile (Dolus):

Hile, bir kişinin başkası tarafından yönlendirilmesiyle hataya düşmesidir. Burada da irade hatalı olarak teşekkül etmekte fakat buna hukuki muameleyi yapacak kişinin yanılgısı, dikkatsizliği veya bilgisizliği değil başkasının davranışları sebep olmaktadır. Bir kimse yaptığı işlemi hile nedeniyle iptal edebiliyordu. İptal için düşülen hatanın esaslı olmasına gerek yoktu. Ius civile’ye göre hukuki muamele hile ile geçersiz hale gelmezdi.

Çünkü hile sonucunda elde edilmiş olsa bile irade mevcuttu. Ancak praetor’lar bunun haksız olduğunu düşünerek bunu önlemek için çeşitli himaye vasıtalarını devreye sokmuşlardır. Hileli davranışta bulunana karşı actio doli denilen ceza davası açılabiliyordu. Bu dava tali bir davaydı ve 1 yıl içinde açılmalıydı. Bu dava sonunda mahkum olan kişi şerefsiz (infamis) hale gelirdi. Hileli harekat sonucunda borç altına girmiş olana dava açılırsa bu davaya karşı bir exceptio doli (hile defi) öne sürülür ve borçlanılmış edim yerine getirilmezdi. Hile halinde ayrıca borçlu edimini yerine getirmişse bir in integrum restitutio (eski hale iade) ile muamele hiç yapılmamış hale getirilerek edim geri verilirdi. 

3- Tehdit (Metus):

Tehdit, bir kimseyi cebir kullanarak bir hukuki muamele yapmaya zorlamadır. Burada cebir manevi olmalıdır. Maddi cebir halinde irade hiç yoktur ve muamele baştan itibaren geçersizdir. Manevi cebir de ise işlem geçerli görülmekle beraber iptal edilebilmektedir. Tehdit sebebiyle bir hukuki muamelenin iptal edilebilmesi için tehdidin, kişinin kendisinin ve yakınlarının şahsına, namusuna, vücut bütünlüğüne yönelik ve ciddi anlamda olması gerekmektedir. Ayrıca tehdit malvarlığına ilişkin olmamalı ve hukuka aykırı gerçekleşecek bir olay için olmalıdır. İrade mevcut olduğundan ius civile’ye göre geçerli olan tehdit halleri için praetor’lar 3 tane koruyucu tedbir getirmişlerdir. Tehditle borç altına girmiş olan kimseye alacaklı dava açarsa bu davaya karşı bir exceptio metus (tehdit defi) öne sürülebilirdi. Burada da eski hale iade mümkündü. Ayrıca tehditten dolayı actio metus (tehdit davası) açılabilirdi. Bu dava ile tehditten itibaren 1 yıl içinde zararın 4 katı, daha sonraki zamanlarda ise ancak zarar talep edilebilirdi. Bu dava tehditle elden çıkmış malı elinde bulunduran 3.kişilere karşı da açılabilirdi.

Roma Hukuku Bazı Ders Özetleri

Roma Hukukunun Diğer Ders Özetleri İçin Tıklayınız.

Youtube Kanalıma Abone olur musunuz? Kanalımda Hukuk Ders İçerikleri yanı sıra çeşitli konularda sohbetler paylaşıyorum arkadaşlarım arasına Abone olarak katılır mısın?

One thought on “15- Roma Hukuku / İrade Bozuklukları (Hata, Hile, Tehdit)

Sizin bu konudaki yorumunuz nedir?

%d blogcu bunu beğendi: